Gönderi

9/10
·352 syf.··
2026 16. kitabı
Her ölüm bir yok oluş değildir. Aksine, öyle ölümler vardır ki ruhun var olduğunu gür bir çığlıkla haykırır dünyaya. "Nereye gittiğini anlamak için nereden geldiğini bilmeli insan." (sf.344) Ruhuna 'kötü insan' damgasını vurduğunu düşündüğü, hayatının ilk hatasını düzeltme amacıyla uzun bir yola çıkıyor Adalet. Ama ne meşakkatli yol! Karakterimiz, vicdan azabını dindirmeye yönelik yelken açtığı bu denizde binbir dalgayla karşılaşıyor. Fakat bu dalgaların çoğu kendisinin içinden doğan dalgalardır. Gerek geçmişi, gerek kişiliği, gerekse duyguları bir bir tüneyiverip ruhuna sorgu sual yaptırıyor. Kimlerine göre var olmak büyük bir acı kaynağıdır, anlamsızdır. Bu dünyaya yanlışlıkla geldiğini ve dünyaya ait olmadığını hisseder. Adalet de hayata ve dünyaya bu gözle bakan, çevresinde olan veya olmayan çoğu şeyde kendine suçluluk payı çıkaran, psikolojik sorunları olan biri. İnsanları ve ilişkilerini kendi gözüyle derinlemesine sorguluyor. Sadece ilişkileri değil, kendisini toplumda ne konumda gördüğünü, düşüncelerini, duygularını, hayatını ve bunları ne denli değerlendirdiğini de okuyoruz cümlelerinde. Çocukluğundan beri ona yol arkadaşlığı yapan sevgili 'Hülya''nın da büyük katkısı var onu anlayabilmemiz için. Kendimi bulduğumdan mıdır, bilmiyorum, karaktere bağlandığımı hissettim. Sonu ise biraz dikenli oldu benim için. Nermin Yıldırım'ın okuduğum ilk kitabı. Genel olarak anlatım tarzını beğendim. Mizahi, alaycı, sorgucu ve bol benzetme ile örnek içeren bir dil kullanmış. Fakat sözlük karıştırmayı seven karakter bahanesiyle yabancı sözcük kullanımı aşırıya kaçmış bence. Zira bazı yerlerde her cümlede kelime araştırmak okuma tadını kaçırabiliyor. Bazı bölümlerde de yapmacık dil hissiyatı beni rahatsız etti. Ama yine de okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.