Gönderi

DÜNYANIN EN MUTLU İNSANI KİMDİR?
Puan vermedi·224 syf.··
2026 57. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 13:33
"Kimseye güvenmiyorsan neye sahipsindir ki?" "İnsanın kalbini huzura erdiren en büyük erdem masumiyettir." Tarihsel olay, vefa, insanın zaafı, aşk , devletin o günkü durumu, işgaller, kültürel varlıkların korunması , görünüş ve gerçeklik arasındaki farklar... bu kitabın verdiği mesajlardan ben en çok "güvenin olduğu "mesajlarını beğendim. Bence sadakat, bazen en büyük hazineden daha ağır bir yüktür. Bazı sırlar öyleki Kaşıkçı Elması’ndan daha parlaktır görüyoruz ki saklanması daha zordur. Gülünç belki ama en acısı da şehir yanarken hırsızın derdi, ateşin aydınlığında neyi çalacağıdır. Oysa Buna dünya derler, hiçbir gerçek gizli kalmaz! Böyledir dünya, bir edene bir eden bulunur. Dünyada insanın itibarını kaybetmesinden daha büyük ceza olmadığını anladım. İtibarsızlık, ölmeyi istetecek bir imtihan biçimiydi. peki o zaman bir düşünelim "Sizce dünyanın en mutlu insanı kimdir?" İskender Pala'nın 2026 tarihli "Soygun" romanı, kapı yayınlarından 224 sayfalık bu roman takvimler 1826 yılında II. Mahmut döneminde, Vaka-i Hayriye (Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması) günlerinde Osmanlı Sarayı'ndan Kaşıkçı Elması'nı çalma girişimini konu alan tarihi bir polisedir. “Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanın sultanı aslan değil tilki olmalı.” alıntısı ile başlar. "Ayasofya müezzinleri akşam ezanını okuyordu; Haydin kurtuluşa!... Kurtulabilecek miydi acaba? Daha üç saat evvel çıktığı kapıdan tekrar girerken içindeki duygular karmakarışıktı. Cuma selamlığından sonra Sultan Mahmut Hazretleri başının ağrıdığından şikâyetle bir parça istirahat edeceğini söylemiş, o da Paşakapısı’na dönmüştü. Padişahı düşündü. Zavallı adam, tek başına bir ülkeyi ayakta tutmaya çalışıyordu. Mektepler açtırıyor, ıslahatlar yaptırıyor, ülkeyi kalkındırmaya çalışıyordu. Ama zaman, mutsuz insanlar zamanıydı. Halkı fikren çatlamış, herkes birbirine çemkirir olmuştu. Devlet aleyhine çalışan şer şebekeleri her yandaydı. Yüzyıllarca ülkenin şanı ve şerefi olmuş Hacı Bektaş’ın kutsal kazanı yine devrilmiş, ordu ile millet karşı karşıya gelmişti.” “Taht ki bahttır, kime nasip olacağı belli olmaz. Aşk ki tahttır, kime taç giydirir belli olmaz.” “Aşk için hiçbir elem beyhude değildir!” Sarayın en değerli mücevherini çalmaları gerek. Planlar yapıldı hayatın planlarına rağmen... Peki ya hırsız âşık ise?
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,164 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.