Gönderi

Rüya birbiriyle bağlantıları olmayan düzensiz bir yığın halindeyken, ikincil düzeltmenin müdahalesiyle bir bütünlük ve anlam kazanır. İkincil düzeltme sayesinde sahip olduğumuz anlam rüyanın anlamı değildir kesinlikle. İkincil düzeltmenin sahneye dahil olması rüyanın hakiki anlamını kaybetmemizle sonuçlanır.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Psikoloji
·
213 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
hocam yazar muhtemelen burada Freud'a atıfta bulunmuş, onun bahsettiği İkincil İşlem kavramına. aslında rüya sansürünün son aşaması, lineer bir hikayeye dönüştürürken asıl arzuyu daha da derinlere gömüyor. yani rüya ne kadar mantıklı geliyorsa hakikatten o kadar uzaklaşmış oluyoruz.
Emek Ilgaz
Gönderi Sahibi
Evet tam olarak dediğin gibi, Erdoğan Özmen ancak buna ek olarak şöyle bir yorum da yapıyor: rüya ikincil süreçte hikayeleştirildiğinde aslında dil üzerinden bir temsil kazanıyor ki bu da dediğin gibi diğer yanıyla rüyanın kendi gösterge ve ifade sisteminden ayrılmasına, bozulmasına neden oluyor. Rüya-çalışmasının paradoksu da Zizek’e göre burada yatıyor: ikincil süreçle rüyayı bozarak rüyadaki düş düşüncesini ve dolayısıyla bilinçdışı arzu talebini açığa çıkarmak. Bilinçdışı, kendi özgün sisteminde bir bozulma yaratan temsil ile dilde ifade bulabiliyor. Özmen de temsilin bu iki yönünü anlattı kitabında