En sevdiğim şüphesiz “Gamsız” dı kesinlikle çünkü kendimi gördüm diyebilirim. Karakterle empati kurmama gerek kalmadan kendimle bağdaştırdım. “Prater’de İlkbahar” hikayesi de en beğenmediğim oldu. Nedenine gelecek olursak eğer yarım kalmışlık hissiyatını göz ardı edemedim. Biz getirmeliyiz hayal gücümüzle Marsel diyebilirsiniz belki de ama bence hikayenin genel olarak bir eksikliği var. Öylesine yazılmış, karalanmış veya tamamlanmamışlık söz konusu. Daha derin işlenebilirdi, aceleyle bitirilmiş gibi durmazdı. “O muydu?” hikayesi aslında güzeldi en derin işlenen hikayeydi ve düşüncelere dalmamı sağladı. Etik olarak kendimi sorguladığım ve ben olsam ne yapardım dediğim yerleri çok oldu. Yine de dediğim gibi favorim “Gamsız”. Son olarak değinmek istediğim hikaye olan “İki Yalnız Hikaye” aslında güzeldi ama anlamlı kısa bir hikayeden ibaretti gerçekten. Sanki kısa bir ders çıkarma animasyonunun edebiyat açısından değerlendirilip önümüze getirilmesi gibi hissettirdi. Genel olarak hepsini beğendim ve tek oturuşta bitirdim kitabı. Eğer sıralamam gerekirse hikayeleri kendi aralarında
1-Gamsız
2-O muydu?
3-İki Yalnız İnsan
4-Prater’de İlkbahar