·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mayıs 2026 15:15 Rus edebiyatının büyük ustalarından #AntonPavloviçÇehov ‘un #ÜçYıl adlı novellasında (Novella, uzunluk ve kapsam açısından kısa öykü ile roman arasında yer alan bir edebiyat türüdür.), evlilik kurumunu masaya yatırıyor. Zaman içinde duyguların dönüşümünü, yıllar içinde paylaşılan deneyimleri, birlikte göğüslenen felaketlerin ‘aşksız’ başlayan evliliklerin bile ufkunda olgun sevgilerin belirmesine yol açabileceğine işaret eder.
Kitabın en basit özeti arka kapaktan;
“Moskovalı bir tüccar taşrada tanışıp, ilk görüşte aşık olduğu genç Yulia'ya evlenme teklif eder. Genç kız, çekicilikten nasibini almamış bu adamı önce reddetse de, başka bir damat adayı çıkmaz korkusuyla evlenmeye razı olur. Ancak bu tek taraflı aşk, nikahtan sonra Moskova'da yeni hayatlarına başlayan çifti katlanılmaz acılara sürükleyecektir.”
Hadi biraz detaylandıralım..
Yulia Sergeyevna, Doktor Sergey Borisıç’ın tek evladı, kızıdır. Yaşlı, aksi bir adamla, üstelik taşrada 21 yaşında genç bir kızın yaşaması artık zordu. Ama Yulia’nın çok aman aman bir güzelliği ve bir talibi de yoktu. Hasta Nina’yı ziyarete gider, kilisede ayinlere katılır, sürekli tanrıya dua ederdi.
Moskovalı tüccar aileden gelen Laptev (Aleksey Fyodorıç, Alyoşa) kısa boylu, al yanaklı, saçları seyrelmiş kısacası çirkin bir adamdı. Kadınların arasında münasebetsiz davranır, fazla konuşur ve hareketleri yapmacık kaçardı. Üniversite bitirmiş, Fransızca konuşuyordu. Gençliğinin neredeyse tamamı aşksız geçmiş, gerçek anlamda ilk kez şimdi- 34 yaşında aşık olmuştu (Yulia’ya. Ama ilk görüş, içinde kıpırdanan duygular yüzeysel kalmış). Ablası Nina Fyodorovna’nın vücudundan kanserli bir parça alınmıştı ama insanlar ölmesini bekliyordu. Bir erkek kardeşleri daha vardı. Fyodor Laptev ve Oğulları adlı ünlü Moskova şirketinin varisleriydiler yani oldukça zengin.
Kim, kimdir anladıysak gelelim öyküye. Laptev, taşrada oturan hasta ablasının son günlerinde doktora gide gele kızına tutuluyor. Bir gün bir cesaret açılıyor. İlk önce redediliyor. Ancak genç kız danışacak hiç kimsesi olmadığından bütün bir gece kendi kendine durumu mukayese ediyor. Karşısına çıkacak bir kısmet alternatifi olmadığı ve sonsuza kadar taşrada huysuz babasıyla kalamayacağı için kendisine aşık olan bir adamı sırf görünüşünü beğenmediği için reddetmek onu endişelendiriyor ve hemen ertesi günü gidip pişmanlığını dile getiriyor, teklifi kabul ediyor. Tabiki bu ani karar değişikliği akıllara para için izdivaçın kabul edildiğini getiriyor ama aşktan gözü kör olmuş Laptev bunu önemsemiyor ve zamanla Yulia’nın duygularının değişeceğini umut ediyor. Evleniyorlar ve Moskova’ya geçiyorlar. Laptev eşini babası ve ikiz kadar benzediği erkek kardeşi ile tanıştırıyor. Buradaki şaşalı yaşam Yulia’nın hoşuna gidiyor ama kocasına katlanamıyor ve pişmanlık duymaya başlıyor. Konuşacak söz dahi bulamayıp aynı evin içinde saklanacak yer arıyorlar. Hasta abla Nina, bir nevi izdivacın çöpçatanı vefat ediyor. Laptev işlerle ilgilenmeye başlıyor.Bir bebekleri oluyor ama bulaşıcı bir hastalık yüzünden ölüyor. Zamanla bu korkunç acıya alışıyorlar ve belki de bu acının verdiği olgunluk ya da yalnızlık hissiyle Yulia’nın olumsuz duyguları sevgiye dönüşürken artık umudu kalmayan Laptev’in aşkı çoktan körelmiş, içinde yalnız merhamet kalmış. Üç yılda yaşadıkları epey şey varken önlerinde koca bir ömür var ve bu süre içerisinde neler deneyimleyecekler? Gelecekte onları neler bekliyor? Yaşayıp görecekler.