Gönderi

Vatanseverlik duygusu olmayan bir toplum yok olmaya mâhkumdur.
8/10
·479 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 16:06
Tarık Buğra’nın yazmış olduğu Küçük Ağa romanı o zamanın Milli Mücadele ve Kurtuluş ruhunu çok iyi bize aktarıyor. Sadece bununla kalmıyor İstanbullu Hoca ve Çolak Salih’in kimlik değişimlerini ve bireysel iç çatışmalarını da iyi işliyor. Zamanına göre üslubu sade ve yalın bir dille yazılmaya çalışılmış. Yer yer Osmanlıca kullanılsa da büyük oranda dilde sadeleşmeye çalışılmış. Tek tek karakterleri incelemeye gelirsek; Çolak Salih: Kitabın bir 50 sayfası Salih’i ve geçirdiği dönüşümü konu alıyor. Salih harptan döndükten sonra İtalyan arkadaşı Nico’nun yanında kalmaya başlıyor ve kimlik kaybetmesi yaşıyor. Akşehir’deki herkes ondan ümidi kesmişken o değişmeye karar veriyor ve bunun için de ilk Doktor Bey’in kapısını çalıyor. Doktor Bey: Salih’e kendisini bulmakta yol göstermekle kalmıyor. Milli Mücadele ateşini ilk yakan kişi oluyor. ideallerini kasabadaki herkese ama başta İstanbullu Hoca’ya kabul ettirmeye çalışıyor. İstanbullu Hoca: Başta içinde çok fazla iç çatışma yaşayan bir karakter ve bu kitabın temposunu ister istemez oldukça düşürüyor. Bu yerler daha farklı bir yolla da işlenebilirmiş lakin böylesi de iyi. Yaşadığı bazı olaylar sonucunda ve Çolak Salih’in onu kendine getirmesiyle birlikte kimlik değişimi yaşıyor. Milli Mücadelenin önde gelen isimlerinden biri oluyor ve her yerde “Küçük Ağa” diye anılmaya başlıyor. Reis Bey: Kitap boyunca gölgenin ardında saklanan bir kahraman bir karakter. Olası isyanı konuşmasıyla ve o otoriter duruşuyla birçok kez engellemiş. Birçok canın kanının akmasından kurtarmıştır. Hatta çok sevdiğim bir alıntısı var ki söylemezsem içimde kalır. “Beni bilen bilir; kimseye hor bakmam, kötü söylemem. Düşenin elinden tutarım. Övünmeyi de pek sevmem. Bunları söylüyorsam övüneyim diye değil. Bir daha ya karşılaşır, ya karşılaşmayız. Beni iyi bilseniz ne çıkar, kötü bilseniz ne çıkar? Hesabım Allah’adır benim. Maksadım şu; Ağaya söylediklerim sözleri hor gördüğüm için değildir. Tam zıddına sizin gibi yiğitlerin çok faydalı, çok iyi işler yapacakken bu hale düşmesindendir. Şunu da unutmayın; bu kötü yoldan dönmezseniz sizi Yunan’dan önce tepelemek için elimden geleni yapacağım. Silah mı? Silahla. Kanun işledi de kanun mu? Kanunla. Gözümü kırpmadan vereceğim idam kararı, sizin için verdiğim olacak. Beni bilenler şunu da iyi bilirler. Ben kafama koyduğumu yaparım. Bu namert yolundan dönmek niyetinde değilseniz, azıcık aklınız varsa beni burdan sağ göndermeyin. Diyeceğim bu kadar.” Kitap için alınan cesur kararlar da epey hoşuma gitti. Karakterlerin gerektiği yerde gerçekten vatan uğruna ölmeleri hikayeye gerçeklik katmış. Romanın sonunda oğluna kavuşması fakat karısının ölmesi de kitaba hüzün katmış. Özetle Tarık Buğra'yi kesinlikle öneririm bu kitaptan sonra kendisini daha fazla okumaya da kadar verdim. Not: Bu benim proje odevimdi aynı zamanda o yüzden biraz resmi kalmis olabilir ama iyi bir iş cikardigimi düşünüyorum.
Küçük AğaTarık Buğra · İletişim Yayınları · 201511,8bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.