·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2026 18:09 Kaybolan, Tarık Tufan
390 Sayfa, Doğan Kitap
Geçmişin izleriyle dolu olan ruhlar, halının altına süpürülen sorunlar, yüzleşmekten kaçılan gerçekler ve bu yüzden hayat gailesi içinde kaybolmuş insanlar. Ve tüm bunları birden bire ortaya çıkarabilen minicik bir kıvılcım.
Edebiyat mezunu olup yıllarını bir şirkette sıradan bir çalışan olarak geçiren Hakan’ın, bir gün şirkette doğum günü kutlanırken pastanın üstüne kendi ismi yerine farklı bir isim yazılmasıyla ve bunu kendinden başka kimsenin fark etmemesiyle başlar kaybolma serüveni. Akabinde onunla evli olan Yıldız’ın yıllardır evli olmalarına rağmen kendi içinde yaşadığı yalnızlık ve kaybolmuşlukla devam eder hikaye. Hikaye dallanıp budaklanırken, hayatın içinde kendilerine yer bulmaya çalışan, kendini arayan bir çok karakter dahil olur hikayeye. Hakan’ın geçmişinden bir anda çıkıp gelen Sonay, Yıldız’ın geçmişini ve şu anını kaplayan alzeimer babası Reha bey, yurt dışından aniden çıkıp gelen erkek kardeşi Murat. Hepsinin ortak bir özelliği var. Yollarını ve aidiyetlerini bulmaya çalışan ruhları. Ama bunun için yüzleşmeleri gerekecektir hem kendileriyle hem de geçmişleriyle. Peki bunun için gerekli olan cesaret ve ortam oluşabilecek midir?
Bol bol ruh tahlillerinin yapıldığı, anlatıcıların bölüm bölüm değişkenlik gösterdiği, sürükleyici ve merak uyandıran bir roman Kaybolan. Yazarın edebi kalemi ile çeşnilendirilmiş lezzetli bir yemek adeta. Oldukça keyifle okuduğum, okuma grubumuzla da tam not verdiğimiz bir kitap oldu. Gerçek hayattan bir şeyler okumak beni çok keyiflendiriyor. O karakterlerin gerçekçiliğinde kendimizden bir şeyler bulmak, anlatamadığımız dillendiremediğimiz bir çok duygunun bir yazar tarafından böyle etkili ve kolayca ifade edilmesi ve bunu okumak büyük zevk. Tarık Tufan’ın kalemi diye bir şey var gerçekten. Okutturuyor kendini. Güzel yazıyor. Yerli çağdaş yazarlar arasında parlayan bir yıldız gibi. Şans vermenizi isterim gönülden. Bizler çok severek okuduk, umarım vesile olacağım kişiler de olur. Keyifle okunsun efendim
#alıntı
“ Keşke kendi çocukluğunu da karşısına alıp yaralarını okşayabilseydi yüzünü gülümsetebilseydi.”