·256 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2026 00:55 Morgan ve Adams tarafından kaleme alınan bu kitapta, erkeklerin çocukluk döneminde anneleriyle kurdukları iç içe geçmiş ilişkilerin yetişkinlik döneminde nasıl görünür hale geldiği ele alınmaktadır. Kitapta “MEM” olarak adlandırılan bu ilişki biçiminin, özellikle erkeklerin bireyselleşme süreçleri, romantik ilişkileri ve partnerleriyle kurdukları bağ üzerindeki etkileri incelenmektedir.
Kitabın temel amacı, MEM ilişkilerini görünür kılmak ve bu ilişki biçiminin fark edilmesine katkı sağlamaktır. Bununla birlikte kitap, yalnızca sorunu tanımlamakla kalmamakta; bu durumla başa çıkmaya yönelik çeşitli öneriler, sorular ve eylem adımları da sunmaktadır.
Kitap temelde üç bölüme ayrılmaktadır. İlk bölümde, terapistin karşılaştığı farklı MEM türlerine ilişkin örnek olaylar anlatılmakta ve bu ilişkilerin altında yatan nedenler incelenmektedir. Bu bölüm, okuyucunun kendi yaşamına dönüp bakmasını sağlayan bir yapıya sahiptir. Anlatılan örnekler, okuyucuda “Ben de böyle bir ilişki biçiminin içinde miyim?” sorusunu uyandırabilmektedir.
İkinci bölümde ise bu saplantılı ilişki biçiminden uzaklaşmak için öncelikle durumu fark etme ve kabul etme süreci ele alınmaktadır. Ardından, bu döngüden çıkabilmek için çeşitli sorular ve eylem önerileri sunulmaktadır. Kitabın bu yönünü oldukça başarılı buldum. Çünkü aynı konuyu sürekli tekrar etmek yerine, farklı sorular ve bakış açıları aracılığıyla okuyucuyu meseleye daha derinlikli biçimde yaklaştırmaktadır.
Üçüncü bölümde ise sağlıklı ilişkilerin nasıl kurulabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiği ve MEM ilişkisine sahip bir eş ya da partnerle birlikte olan kişilerin ilişkide kalıp kalmama kararını nasıl değerlendirebileceği üzerinde durulmaktadır. Bu bölüm, yalnızca MEM ilişkisi içinde olan kişilere değil, onların partnerlerine ve ebeveynlere de hitap etmesi bakımından önemlidir.
Kitap her ne kadar MEM durumlarını açıklayıcı biçimde ele alsa da içerikte yer verilen örneklerin çoğunlukla uç vakalardan oluştuğu söylenebilir. Elbette daha ara örneklere geniş biçimde yer verilmesi kitabı gereğinden fazla yoğunlaştırabilirdi; ancak yine de farklı düzeylerdeki MEM örneklerinin artırılması, okuyucunun kendini konumlandırmasını kolaylaştırabilirdi.
Eleştiri olarak, Diyojen Yayınları baskısında çeviriye ilişkin bazı hataların bulunduğunu belirtmek gerekir. Bunun yanında kitap, MEM durumundaki kişilerin iyileşme ve değişim potansiyeline değinse de olumlu değişim örneklerine yeterince odaklanmamaktadır. Daha çok değişimin gerçekleşmemesi halinde ne yapılacağına, partnerin nasıl karar vereceğine ve ilişkinin nasıl değerlendirileceğine yoğunlaşmaktadır. Bu nedenle, iyileşme sürecine dair daha fazla örnek ve umut verici dönüşüm hikayesi yer alsaydı kitabın daha dengeli bir anlatıma sahip olabileceğini düşünüyorum.
Özetle, çocukluk döneminde anneyle kurulan sağlıksız ve iç içe geçmiş ilişkilerin, yetişkinlik döneminde özellikle romantik ilişkiler üzerinde ne kadar belirleyici olabileceğini gösteren dikkat çekici bir kitap. Kendi ilişki dinamiklerini, aile bağlarını ve bireyselleşme sürecini anlamlandırmak isteyen okuyucular için oldukça faydalı olduğunu söyleyebilirim. Farklı bir bakış açısı kazandırması, okuru kendi geçmişiyle ve ilişkileriyle yüzleşmeye davet etmesi bakımından değerli bir çalışma. Bu nedenle, özellikle psikoloji, ilişkiler, aile dinamikleri ve kişisel farkındalık konularına ilgi duyan kişiler için okunmaya değer bir kitap olarak değerlendirilebilir.