“Hayat sonsuz seçenekleriyle uçsuz bucaksız, şahane bir bilinmezlik olarak önünde uzanıyorken, garip bir kibire kapılıyor insan. Kibir denmez aslında, cehalet. Başına kötü şeylerin gelme ihtimalini düşünememe cehaleti.”
"İnsan en çok kendinin körü oluyor. Bakıp bakıp görmüyor, yaşayıp gidiyor yaşadığı şeyi hayat sanarak."
Yalnız yazar Zeynep Kaçar 2021 yılında yayımlanan ve 2022 Atillâ İlhan Roman Ödülü'ne layık görülen ikinci romanıdır.
Feray adlı bir kadının ki bu kadın1989 yıllarında hayalleri olan, delidolu, ele avuca sığmayan, modern, yaşama enerjisi ile dolu, neşeli ve hayatın içinde aktif genç bir kızken bir de aşık olunca Veli ile olan evliliği ve bu evlilik sonrasında gelişen olaylarla birlikte kocasının Feray'a karşı olan yaklaşımındaki değişiklikleri eve hapsedilen, değersizleştirilen sanki bir ev eşyası gibi görülen, sesinden, giyiminden düşüncesine kadar değişmesi için zorlanılan kısacası Feray'ın 2018den günümüze uzanan dönüşümünü zamanla kimliğini yitiren bir kadının değişime verdiği tepkileri, ayakta tutan çabasını, kayıplarını, öfkesini, hırsını ve kararını okuyoruz.
"...Zaman. Çok hızlı, çok yavaş, çok boğucu, çok şaşırtıcı. Geçip giden birşey mi gerçekten, yoksa biz mi geçiyoruz zamanın içinden?..."
"Mutlu olmak için mutsuzluğa ihtiyacımız var. Harekete geçmek için durmaya, bir kâbustan uyanmak için derin bir uykuya, sevmek için yalnızlığa ihtiyacımız var. Kavuşmak için ayrılığa."
Önce hayalleri alınmış bir genc kızın hayret edici bir şekilde neşesi sönmüş birine dönüşmesi ve hayata tutunacağı tek dal olan kızı için intikam dolu günlerin ardında yaşadığı şok, anladığı gerçek ve en sonda da anneliği de elinden alınmış bir kadının hayata bakışı... Şimdi Feray ne yapsın?
Zeynep Kaçar Feray'ı bizlere ikili zamanda anlatıyor. Gençlik halleri ve şimdiki arasında buluşuyoruz satırlarda. Aslında zaman arasında yolculuk yaparken bir kadının kimlik değişimini derinden hissediyoruz.
"Tüm gözler yok olup gitse, ben hiç yaşamamış mı olacağım? Hiçbir göz bana bakmasa, beni ben yapan her şey savrulup gidecek mi boşlukta? Tüm gözler yok olup gittiğinde, ne olacak kâinata? Kimsenin bakmadığı bir kâinat var olmaya devam edebilecek mi? İnsan bu yüzden var belki, bu yüzden gözleri var insanın, merakı var, hayreti, anlama isteği, biz olmadığımızda kim bakacak kâinata? Kim bakacak hayretle sonsuzluğa?"
"Kime kızmam gerektiğinden bile emin değilim şimdi. O, yavaş yavaş beni değiştirip kendine ait bir eşyaya çevirirken, onca zaman, onca yıl, ay ve gün ve saatin hiçbirinde, hiçbir anda, hiçbir şey yapmayan, olan bitene bir yabancı gibi dışarıdan bakıp, kendi hayatını koruyup kollayamayan ben değil miydim?"
Peki suçlu kim?
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,607 okunma