Halit Ertuğrul hocamdan okuduğum bilmem kaçıncı kitap. Ve her defasında ibretlik dolu bir sonla bizi gözyaşlarına boğmayı başarıyor ya, valla helal olsun hocama.
Bizi bu güzel ve müthiş ibretlik hikâyelerle buluşturmakla, diğer yazarlardan çok daha önemli ve çok daha güzel bir iş yaptığının eminim hocam da farkındadır. Yoksa böyle yaşanmış nice güzel hayatlardan habersiz olacaktık.
Diğer kitaplarından aşina olduğum gibi bu kitabın konusunu da aşağı yukarı tahmin ediyordum açıkçası. Ama okudukça, her sayfasını çevirdikçe hakikaten, gerçek olmayacak kadar acı bir hikâyeyle karşılaştım. Hatta acaba yazar kendinden bir şey eklemiş olabilir mi diye hayretler içerisinde kaldım. Ancak sona gelene kadar anlayabildim.
Evet neden olmasındı? Allah yardım ettiği ve izin verdigi sürece bütün bu olanlar elbette yaşanabilirdi.
Düşünün...
Dönülmesi çok kötü bir yola girmişsiniz, tek çıkış kapısı olarak ölümü düşünüyorsunuz ve bu yüzden intihara kalkışıyorsunuz.
İmanla tanışıp kendinize yeni bir sayfa açıyorsunuz.
Sonrasında ise imtihan üstüne imtihan yaşıyorsunuz. Ve her şeye rağmen öyle bir mücadele ve teslimiyete giriyorsunuz ki Allah size en sonunda çok güzel bir ölüm nasip ediyor.
Nasıl?..
Çok güzel bir teslimiyet öyle değil mi?
Öyleydi ya "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz."
Kesinlikle okuyun, okutun!