Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2026 18:17 Bu kitabın yazarı Marquies de Sade libertinist (hazcı, şehvetperest) bir kişiliğe sahiptir. Hatta öyle ki doğanın esinlediği şehvet ve içgüdüyle ilgili her şeyi meşru olarak görmektedir. Buna yasak ve ahlak gibi kavramları insanların icat edip uydurduğunu belirtmektedir. Hatta Sadizm kelimesinin kökeni Marquies de Sade’tan gelmektedir. Sade’ta koyu bir felsefi natüralizm gözlemlenmektedir. İnsandaki cinsel içgüdü doğanın bir hediyesiyse bununla ilgili arzuları yerine getirmekteki hiçbir eylem kabahat teşkil edemez ve bu durum doğaya uygunluluk oluşturur. Bu doğaya uygunluluk durumu Stoacı filozof olan Marcus Aurelius’un “Doğaya uygun olan kötü değildir.” sözünü akıllara getirmektedir. Fakat Sade ile Aurelius’un doğaya uygun olmaktaki görüşlerinde keskin farklılıklar bulunmaktadır. Aurelius için doğaya uygun olan ölüm kötü değildir, onun doğaya uygun olma görüşünde akıl ve düzen vardır. Ancak Sade’ın doğaya uygun gördüğü düşüncesinde şehvet, güç ve şiddet vardır. Dolayısıyla Sade şiddeti de olumlayarak yok etmenin bir doğa kanunu olduğunu, doğanın yok ederek kendisini yenilediğini, bununla beraber güçlüyü hakim kılacağını belirtip bu yüzden de aynı zamanda üremeye ve nüfus artışına da karşı tavır ortaya koymaktadır. Bu da bir nevi Hinduizm’deki Trimurti inancındaki yok edici Tanrı olan Şiva’yı hatırlatmaktadır. Aynı şekilde yaratıcı Tanrı Brahma, koruyucu Tanrı Vişnu’dur. Dolayısıyla Sade’a göre yaratıcı güç ise doğada güçlü kalanlardır. Bununla birlikte Sade bu kitabında Hıristiyanlığın ahlakçılığına, cinselliği yadsımasına ve cinsel perhiz içinde olmasına karşı sert tutum geliştirir. Avrupa’daki Hıristiyan ahlakının çileci/asketik tutumuna karşı şiddetli bir nefrete sahiptir. Dünyanın birçok yerindeki asketik ve gnostik ahlakla çelişen bu düşünceleriyle birlikte ücretli fahişeliği de olumlamaktadır. Ücretli fahişeliği olumlaması ise Avrupa’da ilerleyen dönemde gelişen sosyalist ahlak kültürüyle de çelişmektedir. Çünkü bir kadının kendi bedenini cinsel meta olarak satması bir kapitalist sömürü düzeninden ibarettir. Avrupa’da bu duruma birçok marksist feminist karşı çıkmıştır. Kitabı eğer okumak istiyorsanız unutmamalısınız ki bu kitapta pedofili, ensest ve mizofili gibi son derece sakıncalı içerikler mevcuttur. Sade Napolyon Fransası tarafından sapkın düşünceleri nedeniyle hapsedilip akıl hastanesine atılmıştır.