Hangi durumda olursa olsun, kadınların acı çekme nedenleri erkeklerinkinden daha çoktur, onlardan daha çok acı çekerler. Erkeğin gücü vardır, gücünü bilir, etkisini gösterir, gider, uğraşır, düşünür, geleceğe sarılır, bunda avuntular bulur.
Çoğu yükün, kadınların omuzlarında olduğu için de olabilir. Kadın da güçlüdür erkek de. Kişiden kişiye değişen şeyler vardır ve iki cins de kendine göre acı çeker. 🤷🏻♀️
Bence burada anlatılmak istenen şey sadece “kadın daha çok acı çeker” meselesi değil. Kadının acıyı daha derinde ve daha uzun yaşaması… Çünkü kadın çoğu zaman yalnızca yaşadığı olayı değil, o olayın hissettirdiklerini de taşır içinde. Erkek ise çoğu zaman hareket ederek, uzaklaşarak, meşgul olarak kaçış yolu bulabilir. Ama kadın bazı duyguları sustursa bile içinde yaşamaya devam eder. Yine de acının bir cinsiyeti olduğuna tam inanmıyorum ben. Bazı erkekler vardır sessizce dağılır, bazı kadınlar vardır küllerinden yeniden doğar. İnsan ne kadar seviyorsa, ne kadar emek verdiyse, acıyı da o kadar ağır taşıyor bence.
Bence de mesele yalnızca “kadın daha çok acı çeker” demek değil. Daha çok, kadın ve erkeğin acıyı yaşama biçimlerinin farklı olması. Kadın çoğu zaman yaşadığı şeyi unutsa bile hissettirdiği duyguları uzun süre içinde taşır. Bir bakışı, bir cümleyi, bir kırgınlığı yıllar sonra bile hatırlayabilir. Çünkü kadınlar çoğu zaman sadece olaylarla değil, hislerle bağ kuruyor. Erkek ise bazen susarak, uzaklaşarak, hayatın içine karışarak acısını bastırabiliyor. Bu onun daha az sevdiği ya da daha az kırıldığı anlamına gelmiyor elbette. Ama senin dediğin en doğru nokta şu bence: Acının gerçekten bir cinsiyeti yok.
Haklısınız, acının cinsiyeti yok aslında. Sadece insanlar onu farklı şekillerde yaşıyor; kimi içine kapanıyor, kimi susuyor, kimi de hayata karışarak unutmaya çalışıyor.
Kadın bazen sessizce acı çeker; çünkü yükü yalnız kalbine değil, ruhuna da işlenir. Erkek geleceğe tutunurken, kadın çoğu zaman geçmişin kırıklarını içinde taşımaya devam eder. Ve belki de bu yüzden kadınların gözyaşı daha derin, sabrı daha ağırdır. Ben böyle düşünüyorum. 😏
Toplumumuzda erkeğe "güçlü ol" rolü biçildiği için acısını bastırıp hareket eder. Kadına da "katlan" rolü biçildiği için acıyı daha çok içselleştirip taşımak zorunda kalır. Yani acının miktarı değil, taşınma biçimi farklılaşıyor.