Gönderi

— Namazını kıl, namazını kıl!.. — Efendim, namazda üstüme müthiş "havâtır" yükleniyor. — Olsun... Namazını kıl!.. — O kadar kılmak istiyorum ki, eskilerini de kaza etmeği düşünüyorum. Hattâ sormak istiyorum: Acaba geçmiş namazlar ikişer rekât üzerinden kaza edilebilir mi?.. Sualimi, bilgisizlik içinde o kadar saffetli buldular ki, aydınlık ve ılık, gülümsediler: — Hayır! Her namaz kendi miktarınca kaza edilir. Sen namazını kıl! Bir kere de "Sehiv Secdesi"ni sormaya kalktım. Hatadan korkuyordum; sanki hatâ korkusiyle namaz kılamıyordum. — Sen bunları bırak da, dediler; namazını kılmaya bak!
Sayfa 160 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
·
118 Gösterim
1 Yorum
Güler Yumuşak
Gönderi Sahibi
"Havâtır", sözlükte "aklına gelmek, hatırlamak, içine doğmak" anlamına gelen hutûr kökünden türeyen hâtır kelimesinin çoğuludur. Kavram olarak ise, insanın iradesi dışında zihnine gelen veya kalpte hissedilen iyi veya kötü duygu ve düşünceler anlamında kullanılmaktadır. Tasavvufta, sâlikin kalbine Hak'tan, melekten, nefisten veya şeytandan gelen hitaplar, sesler anlamına gelir. Hiçbir vasıta olmadan doğrudan doğruya Allah'tan gelen hitaba rabbâni veya hakkâni hâtır, melekten gelene melekî hâtır veya ilham, nefisten gelene nefsâni hâtır veya hâcis, şeytandan gelene şeytâni hâtır veya vesvese denilir.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.