Puan vermedi·144 syf.····Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00 Sürprizbozan var!
Türk klasiklerine biraz daha şans vermem gerektiğini fark ettiğim bir eser oldu. Oldukça kısa, mizahı ile öne çıkan, konuşmaların oldukça yerel ağızdan yazıldığı bir eser. Hiciv yönü oldukça yüksek bir eser tabii, sahte bir gulyabaninin ardındaki oyunbazların ortaya çıkarılması ile biten bir hikayesi var. Batıl inançların ve halkın bunlara çok kolay kanışının, halk cahilliğinin bir eleştirisi niteliğinde aslında. Köy halkının cahillikle nasıl bu gulyabaniye inandığı, körü körüne ondan korkup geceleri evlerine tıkıldığı, gulyabani ve cinlerinin isteklerini yerine getirmesi gerektiğini düşündüğünü ele alıyor. Hikayenin mutlu sonu ya da yazımından ziyade ben bunun kadınlar arasında bir çay saati sohbeti olarak Muhsine tarafından anlatılıyor olmasını beğendim. Başta yer alan Hüseyin Rahmi ve bir okur arasındaki mektuplaşmaların bu eserin niçin yazıldığına ışık tutması da keyifliydi. Gürpınar yaşlı okurlarını kırmamış ve onlara bir eser yazmış.
Muhteşem değildi ama okuması kolay ve keyifliydi.