Görünmeyen Emeğin ve Derin Sessizliğin Sesi: "Camın Ardında"
Bahar Tugay, ilk kitabı olan "Camın Ardında" ile okuru alışılagelmiş annelik güzellemelerinin uzağına, hayatın en gerçek, en yalın ve belki de en mahrem köşesine davet ediyor. Bu kitap, sadece bir annelik serüveni değil; özel gereksinimli bir çocukla kurulan o eşsiz dünyanın, sabırla dokunmuş bir iç dökümü.
Dışarıdan bakanlar için "durgun" sanılan bu hayatın içinde, zamanın aslında bambaşka aktığını hatırlatıyor yazar. Başarıyı hızla değil, süreçle ölçen bir bakış açısı bu. Bir çocuğun göz temasına, bir dokunuşuna sığdırılan o büyük anlamlar, aslında anneliğin en "görünmeyen" ama en güçlü yanını temsil ediyor. Kitap, hızın ve alkışın hâkim olduğu bir dünyada, yavaşlamanın ve "duymanın" iyileştirici gücünü fısıldıyor. Tugay anneliği bir "öğretme" eylemi değil, bir "öğrenme" süreci olarak tanımlıyor. Çocuğun dünyasına girmek için kapıyı zorlamak yerine, o kapının açılmasını bekleme zarafetini gösteriyor. Bu yaklaşım, sadece özel gereksinimli çocuk anneleri için değil, tüm ebeveynler için evrensel bir rehber niteliğinde: "Ritmini, sınırlarını ve durduğu yeri kabul etmek."
Yazar, sadece evin içindeki camın ardını değil, o camın dışındaki dünyanın duyarsızlığını da keskin bir gözlemle eleştiriyor: "Çözüm üretmeyen düzen, sorunu normalleştiriyordu. Normalleşen her şey de zamanla vicdanı susturuyordu." Bu cümleyle Tugay; mücadelenin neden bu kadar ağır olduğunu yüzümüze çarpıyor. Çözüm sunmak yerine durumu "normal" kabul edip kenara çekilen her bakış, aslında annenin omuzlarındaki yükü biraz daha ağırlaştırıyor. Kitap, bu sessiz kalışa karşı bir itiraz niteliği taşıyor.
Tugay’ın "Camın bu tarafında kalan anneler aynı dili konuşmasalar bile aynı yerden hisseder" cümlesi, tam da bu noktada kitabın kalbini oluşturuyor. Yazar, soruların bitmediği, bazen ağlamanın bazen de güçlü görünmenin gerektiği o zorlu yolda, tüm annelere elini uzatıyor: "Yalnız değilsin. Hiç olmadın."
Kitapta yer alan "O cam ya kırılacaktı ya da ben orada daha fazla kalmayacaktım" ifadesi, anneliğin sadece fedakârlıktan ibaret olmadığını, kadının kendi varlığını ve ruhunu koruma çabasını da simgeliyor. Kendini incitmeden, suçlamadan, olduğu haliyle kabul etmenin sancılı ama bir o kadar da özgürleştirici yolculuğuna tanıklık ediyoruz.
Sonuç olarak "Camın Ardında", bir çözüm reçetesi sunmak yerine, anlaşıldığını hissetmek isteyen her ruha ayna tutuyor. Bahar Tugay, sessizliğin derinliğini ve bir çocuğun annesinin yanındaki varlığının ne kadar büyük bir "şey" olduğunu zarif bir dille kanıtlıyor.
Bugün, sadece vitrinlerde parlatılan o kusursuz annelik imajını değil; Bahar Tugay’ın deyimiyle "camın ardında" verilen o sessiz, alkışsız ve derinden akan emeği selamlıyoruz.
Bu not, her gün yeniden karar veren, bazen doğruyu yapıp yapmadığını gece yarıları kendine soran ama her şeye rağmen çocuğunun dünyasında sarsılmaz bir kale gibi duran tüm anneler için:
•Görünmeyen Kahramanlara: Kimsenin adımlarınızın ağırlığını fark etmediği o anlarda, sadece nefes alıp bir adım daha atabilmenin en büyük kahramanlık olduğunu unutmayın.
•Sabrın Sesi Olanlara: Başkalarının takvimlerine göre değil, evladının ruhsal ritmine göre yaşayan; hızı değil, kalpten duyulmayı seçen her anne bugün en büyük takdiri hak ediyor.
•Kendi Sesini Koruyanlara: Fedakarlığın içinde kaybolmadan, "ben de buradayım" diyebilme cesareti gösteren, camı kırmak pahasına kendi ruhuna sahip çıkan annelerin duruşu, çocuklarına bırakacakları en büyük mirastır.
•Unutmayın: Annelik, her şeyi mükemmel yapmak değil, her gün yeniden deneme cesaretidir. Bir çocuğun tutunabildiği en güvenli dal, sizin olduğunuz gibi, tüm samimiyetinizle onun yanında duruşunuzdur.
"Eğer bugün sadece nefes alıp bir adım daha atabildiysen, bu da yeterlidir. Sen yeterlisin ve yaptığın annelik gerçektir."
Yüreği bir çocuğun ritmiyle çarpan, görünmez emekleriyle dünyayı ilmek ilmek güzelleştiren ve sevginin en sessiz ama en derin halini yaşayan tüm ruhların Anneler Günü kutlu olsun. Bu vesileyle, bizlere bu derin yolculuğu kalemiyle açan sevgili Bahar Tugay’ın ve şefkatiyle dünyamı her daim aydınlatan canım annemin Anneler Günü’nü en kalbi duygularımla kutlarım. İyi ki varsınız.