Aldous HuxleyMaymun ve Öz eserinde insanın düşünce ve eylem ufkunun sınırlarını hem tarihsel kişiliklerle hem de ideolojilerle örüntüleyerek bir eleştiri helezonu kurmuştur. Bu bağlamda eserin distopik ölçütleri olduğu gibi ütopik yörüngeleri de okuyucuya göz kırpmaktadır.
Özellikle eserde cinsiyet bağlamları ve hristiyan-yahudi inanç figürlerinin varlığı eserin bir metafizik algısını da göstermektedir. Buradan hareketle imgelem ve simgesel bağıntıları ele alındığında kurmuş olduğu evren tüm bir evreni değil 'batı' coğrafyası içine sıkışmış anlatı sunmaktadır. Bu sıkışmışlıktan dolayı yer yer eser tek düze bir okuma faaliyetine sevk etse de; okuyucunun zihin dünyasındaki bütün insanlığın ortak kavramlarına da yer vermiştir. Bu yer verişi de 'sevgi, aşk, arzu ve erotizm' gibi birbirini tetikleyenlerdden kurması aslında bir sürecinde olduğunu göstermektedir. Bu sürecin içinde kahramanın varoluşsallığı ve olgusallığını da anlatan Aldous Huxley, iktidar ve güç kavramlarının da arkaik yapılarını da okuyucuya vermiştir. Kısacası bazı noktalarda bir antropolog gibi anlatım sağlamıştır.
Sonuç olarak Maymun ve Öz eseri Aldous Huxley'in insanlık ve evrim arasındaki bağlam-bağıntı-denge gibi sac ayaklarını distopik bir sifer kurarak anlatım sağlamıştır. Bu anlatımla okuyucunun zihnine 'insan özünün neliğine evrimin etkisi nedir?' sorusunu bırakmak istemiş olabilir!