Gönderi

Çok Bile İyimser
8/10
·336 syf.··
2026 5. kitabı
En ufak aksaklığın sarsılmaz sandığımız “medeniyeti” anında yok edebileceğini, cesedinizin çürürken bakterilerin “ama bu politikacı” “ Ama o masum” “ama o suçlu” “ama o çocuk” “ama o kadın” “ama o hırsız” demediğini anlatması açısından uyandırıcı bir etkisi var. Kitabın başında enfeksiyonla ölen kötü adam (gri gösterilmeye çalışılsa da bence gayet zift karasıydı.) bir hırsızdı, kitabın sonuna doğru ateşte ölen kadın masumdu , sonuçta ikisi de öldü. Bu yönüyle gerçekçi. Hemen hemen. Çünkü kitapta neredeyse ilahi bir müdahale var. İyi ana karakterler kısmen ödüllendiriliyor. Biraz gerçekçiliği zedeliyor ama umut verici olması açısından hoş bence, asıl hayalperest kaçan şey kadın karakterler. Özellikle başkarakter. Sadece ona has bir şey olsaydı kurtarıcı anlatıcı olarak düşünülebilirdi ve güzel de olurdu ama kitaptaki neredeyse tüm kadınlar meleklerden iyi. Yazarın kusurlu ama affedilebilir gördüğü , duyarsız gibi gözüken fahişe karakter bile hayatında hiç görmediği sinir bozucu bir erkek çocuğunu bulunca dünyanın en anaç kadını kesiliyor kendi yemeyip ona veriyor sonradan gösterdiği mesleki deformasyonlar olsa da hemen pişman oluyor ve başka bir kadın tarafından hemen affediliyor. bu “merhametli” kadınlar b.k boğazlı kocalarını ve kendi gruplarındaki erkekleri besleyebilmek için toplu halde sürekli olarak t..c.vüze uğramayı bile kabul ediyorlar. Hatta bazılarının kocaları bunu neredeyse bir sorumluluk gibi onlara dayatıyor, fazla yanaşmayanlar bile kadınlar yemeği getirince dert etmeden zıkkımlanıyor. Ve kadınlar bunun karşısında olay çıkarıp kocalarını falan yemiyorlar. Ve tüm bunlar olup insanlar açlıktan ve işkenceden kırılırken ana karakter bulduğu makası kullanarak yemek dağıtıcı grubu öldürmeye tereddüt ediyor, neden? çünkü o iyi bir kadın…(Sadece ona has olsaydı olabilirdi ama değil.) yaşlı kalp hastası bir kadın( o da bu olaya ‘gönüllü’ oluyor. Çünkü dayanışmacı ve iyi bir kadın. Kadınlar bencil olmaz.) bu toplu t….vüz yüzünden öldükten ve cesedini yıkamaya suyu zor bulduktan sonra ,yani olan olduktan sonra içlerinden bir kişiyi ancak zar zor saldırı sırasında kesebiliyor. Makas ne zamandır orada, gözlerin açık. Hikayede tam anlamıyla karakter yok, temsili insanlar var (bence iyi bu) ve kadınları temsil eden tüm karakterler insanüstü derecede “iyi” , besleyici, kendisinden veren,merhametli, fedakar . İnsan değil, kutsal bir ikinci cins. Yazar kadınlar hakkında kötü anlamda iyimser. Bu gerçekçiliği ve temsiliyeti inanılmaz zedeliyor,bence kitabın tek ve gayet büyük problemi bu. Ama bunların dışında karanlık bir durumda bir kişinin bile gözlerinin açık olmasının koca bir grubu (koca dediğim de yedi kişi mi ne kurtuldu herhalde karantina binasından) aydınlığa çıkarması, körlüğün bir salgın olması,hükümetlerin davranış biçimi, yetki sahibi olanın vahşileşmesi, insanın gerçek ihtiyaçları, kimliği ve körlük meteforu açısından müthişti.
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.