Gönderi

Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Saer okumanın huzur verici bir tarafı olduğunu söyleyemem. Bildiğimiz anlamda tekinsiz bir anlatısı olmamasına rağmen rahatsız edici bile denebilir. Çünkü bu çağa yaranmak için uğraşmıyor kalemi. Her şeyi hızla tüketen bizlerin aksine o, dünyayı hızla tüketilecek bir hikâye gibi değil; uzun uzun ve tekrar tekrar bakılacak bir şey gibi görüyor. Kendini bize sevdirmek gibi bir derdi de yok. Tam tersine çoğu zaman soğukkanlı, hatta mesafeli yazıyor. Öyle parlayan cümleleri de yok. Ve hep bir şeylere yetişme derdinde nereye yetişeceğini bile unutmuş olan bizlerin aksine o, algıyı mümkün olduğunca yavaşlatıp maddesel, düşünsel bir iklim bırakıyor geride. Demem o ki, yorucu olduğunu düşünmeden okumak mümkün değil. Beş akıl hastasıyla çıkılan bir yol hikâyesi bu. Ama “delilik” üzerine değil, toplumun kimi dışarıda bıraktığı üzerine düşünmeye zorlayan bir roman. Kimin normal kabul edildiği, toplumsal kimliğe uymayanların nasıl dışarı itildiği, kimin sesinin ciddiye alınmadığı... Ve sanırım kitabın ismi de biraz buradan geliyor. Çünkü romandaki hiçbir şeyin sınırı kesin değil. Gerçeklik, bilinç, normallik… Hepsi bulutlar gibi; dağılan, biçim değiştiren, tam tutulamayan şeyler. Yordu, zorladı ama mesudum. Okurken biraz yavaşlamanın iyi geleceğini düşünüyorsanız okuyun.
Edebiyat
BulutlarJuan Jose Saer · Olvido Kitap · 202355 okunma
·
296 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.