Puan vermedi·120 syf.··Beğendi
· Edebi yönü, felsefi yönüne ağır basan bu eserde sevgi ve dostluk kavramları üzerine tartışılır. Dostluğun ne olduğu konusunda Sokrates, Meneksenos, Lysis ve Hippothales bir görüş birliğine varamazlar. Bu kadar değer yükledikleri dostluk kavramının bile ne olduğunu bilmediğini anlarlar. Sevgi üzerine olan kısımda tartışmacıların birçoğu ayrı fikirlere sahiptir:
Agathon’un evinde düzenlediği şölene katılan Sokrates, Aristophanes, Apollodoros... yemekten ve içkiden sonra sevgi üzerine konuşmaya başlarlar. Sokrates’e göre sevgi(iyiye güzele olan), bilgisiz insanda ve bilgili insanda bulunamaz. İnsan severken sahip olmadığı, kendinden iyi olan bir takım özellikleri sever. Bundan ötürü sevgi, tanrılara da özgü değildir. Çünkü zaten tanrılar mutlak olarak iyi ve güzeldir. Aristophanes ise sevgiyi, Zeus miti üzerinden: Eskiden insanların tek beden, 4 kol ve 4 bacak sahibi olduğunu; ardından Zeus tarafından bu bedenlerin ikiye ayırıldığını ve her her bedenin eski yarısını aradığını söyler. İnsanın diğer yarısına kavuşması ise sevgidir.