Araba Sevdası, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önemli bir romanıdır ve toplumsal eleştiri özelliği taşır.
Romanın merkezinde, Batılılaşmayı sadece dış görünüş, giyim-kuşam ve lüks tüketimden ibaret.
Romanın ana karakteri Bihruz Bey, modernleşme ve Batı taklitçiliği hayranlığı ile çevresindekilerden ayrılır.
Zenginliği ve şehir yaşamına olan tutkusu ile dikkat çeken Bihruz Bey, aslında boş ve yüzeysel bir yaşam sürer.
Hikaye, onun araba tutkusu ve Batı tarzı hayat merakı etrafında gelişir.
Bihruz Bey’in yanlış anlamaları, sosyal çevresiyle uyumsuzluğu ve idealize ettiği yaşam biçimi, romanın temel çatışmasını oluşturur.
Sonunda Bihruz’un aşk ve hayat anlayışı, toplumun gerçek değerleri ile çatışır ve bu da romanın eleştirel yönünü güçlendirir.
Roman, bireysel gösteriş, Batı hayranlığı ve modernleşme çabalarının yanlış anlaşılmasını mizahi bir dille ele alır...