John Steinbeck’in başyapıtı "Gazap Üzümleri" 1929 Ekonomik Buhranı'nın gölgesinde, Joad ailesinin Oklahoma’nın tozlu topraklarından Kaliforniya’nın vaat edilmiş bahçelerine uzanan trajik göçünü, hayatta kalma mücadelesi ve bireysel bilincin toplumsal bir uyanışa dönüşme süreci olarak ele alıyor.
Toprağından koparılan insanın köksüzleşmesini ve sanayileşen tarımın, acımasız dişliler arasında ezilişini kronolojik bir yıkımla işliyor. Tom Joad’un hapishane çıkışındaki pragmatik tutumunun yerini toplumsal bir adalet arayışına bırakması, eski vaiz Jim Casy’nin ruhani dogmaları terk edip "insanlık onuru" için kendini feda eden seküler bir mesih figürüne dönüşmesi, olay örgüsünde merkezi bir önem taşıyor.
Alt metninde ailenin direği olan Ma Joad üzerinden, anaerkil bir düzenin koruyuculuğu vurgulanırken, mülkiyetin kutsallığına karşı emeğin kutsiyeti yüceltiliyor.
Rose of Sharon’ın (Gülşerif) açlıktan ölmek üzere olan bir yabancıyı emzirmesiyle, zirveye ulaşan eser; "ben" duygusunun yerini "biz" bilincine bıraktığı kolektif bir insanlık manifestosuna dönüşerek, kapitalizmin vahşi doğasına karşı sarsıcı bir eleştiri sunuyor.