Hasta bir beden, sancılı bir ruh…
Beyaz renk insanın içini her zaman ferahlatır mı mesela hastane süreçlerinde sürekli beyaz görmek. Doktorlar hemşireler sedyeler… tüm renkleri içinde gizler insanın sevincini gölgeler bu renk.
Peki ya doktorlar hastasına neden hep haleti ruhiyesini iyi tutmasını telkin ederler? Sanki o sebepten mi hasta düşmüşlerdir? Ama heyhat sebep, bir sevda, bir bunalım olmasa dahi sonucu hızlandıran etkenler arasında tutar.
Hayat… hastane var bahçesi var, doktorlar var hastaları var. Ve en önemlisi dışarıda devam eden bir hayat var, dışarıda… Peyami Safa’nın acıyı aktarırken *lüme özendirmemesi çok hoşuma gitti. Evet hasta hatta bir bölümde; ayağımın *lmesindense benim *lmem daha iyi de diyor ama kesinlikle öl*yim de kurtulayım demiyor. Kitabın sonunda sıkışmışlık hissi yaşamadım aksine şikayet etmeden süreci aktarması olumlu bir intiba bıraktı bende. Ve her anlamda acı çekiyor oluşunu hayatla bağlantısız aktarması ders niteliğinde oldu benim için.