Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim.
Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz.
DEHB Hakkında Her Şey
Dikkat Eksikliği Bozukluğu
DEHB ile Yaşamak
DEHB ile Baş Edebilme
Dağınık Zihinler
DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite
DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor.
Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım.
.
İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile karşılaşacaklarını bilmiyorlar ama yetişkinler,, zaten, bunca yıldır yaşadıklarının sebebini, anlıyor oluyorlar. O yüzden karşınıza gelen içeriklere bakın, yetişkin adhd, dehb içerikleri hep sempatik ve anlayış içerirken, çocuk adhd içerikleri veli korkuları, veli zorlukları üzerine.
Zaten son yıllarda dikkat eksikliği içerikleri o kadar arttı ki, Instagramda, tiktokta karşınıza binlerce deb içeriği gelmiştir. Normalde toplumda deb görülme sıklığı %5 ama bir çok içerik platformlarının da doğası gereği normal insanların bile yaşadığı durumları konu alıyor ki empati gösterilsin ve ilgi çeksin. Yani bu hastalık nadir görülüyorsa, herkesin yaşadığı bir durum nasıl dehb tanısı olabilir? Film izlerken elinin telefona gitmesi, ders çalışırken reels kaydırmaya başlaman, sürekli sorumluluklarını unutman, sakarlıklar yapman, uykuya dalmakta zorlanman bunlar herkesin “aa bende de aynı diyebileceği şeyler”. Sadece bunlara bakarak bende dikkat eksikliği varmış diyebileceğimiz bir şey değil. İlk başta, dikkat eksikliğini buralardan öğrenmemek, kendimize buralardan tanı koymamak gerekiyor. Çünkü;
Bir diğer konu, dikkat eksikliğinin kategorik bir hastalık olmaması. Yani ya vardır ya yoktur şeklinde bir bozukluk değil bu. Daha çok spektrum halinde. Yani nörolojik bir şey zaten. Beyindeki planlama, dürtü kontrolü, dikkat yönetimi işini yapan ön lobumuz ile, duygu sistemleri ile, dopamin gibi ödül sistemlerinin bağlantısının zayıf ve düzensiz oluşundan kaynaklanan bir bozukluk. Yani sen çok ilgi çekici olmayan bir iş yapıyorken asla o işi bitirecek dopamini alamıyorsun normal insanlar kadar. Bu yüzden birden çok işi, birden çok düşünceyi aynı anda yapmaya çalışıyorsun. Yeterli dopamin için. Dr.Russell Barkley de anlatıyor; sadece ödül sistemiyle değil aynı zamanda arka beyindeki bilgi sistemiyle de bağlantının zayıf olduğunu söylüyor. Bilirsin ama yapamazsın diyor yani çok zor yaparsın. Dünyanın en zeki insanı da olsan bu böyle. Bu bir bilgi bozukluğu değil, bir performans bozukluğu. “Ne” veya “nasıl” sorularında değil, “ne zaman” ve “nerede” sorularında sıkıntı yaşarsınız. Ne yapman ve nasıl yapman gerektiğini bilirsin, ama bir türlü başlayamazsın. İşte bu zayıflık ve düzensizlik çoook da olabilir, biraz da olabilir. Spektrum halinde. Hafif deb, orta deb, ağır deb diye kategorilendirmeye çalışıyorlar bu spektrumu. Tanı koymak için, ilaçlı tedavi için ne kadar zayıf buna bakılması gerekiyor.
Bir videomuz vardı Jane Eyre kitabını incelediğimiz, yıl 1847, yazar orada bir çocuktan bahsediyo, dikkat dağınıklığı sebebiyle sürekli öğretmenlerinden dayak yiyen ceza yiyen bir çocuk. Videonun 25.dakikasında bunu anlatıyorum ve o çocuğu dehb özelinde ele almıştık o zaman bile. Edebiyatın gücü de burada. Çünkü o kitap tıp literatüründen 55 yıl önce. Tıpta ilk 1902 yılında lafı geçiyo ama hastalık ancak 1980 yılında DSM-3’te, ruh sağlığı hastalıkları literatürüne Dikkat Eksikliği Bozukluğu olarak giriyor. Daha çok yeni bir hastalık. O gün bugündür de dikkat eksikliği olarak adlandırılıyor ancak günümüzde birçok uzman bu ismin doğru olmadığı konusunda hemfikir. Çünkü dedik ya bu bi dikkat eksikliği değil, bir dikkati yönlendirmede, dikkati düzenlemede eksiklik. İlgini çeken, dopamin alabileceğin bir şey olduğunda gayet de dikkatini verebiliyorsun çünkü. Hatta normal insanlardan daha fazla dikkat ve odakta oluyorsun. Hiperfokus. Buna DEHB’lilerin süper gücü de deniliyor. Yani aslında dikkatleri normalden bile daha güçlü, ancak ödül yoksa dikkat paramparça.
DSM-3 dedik ya DSM-4’te de 3 alt tipe ayrılıyor. Hiperaktivite kısmı da burada devreye giriyor. Çoğumuz ikisini birlikte biliyoruz ancak, hiperaktivitenin çok az olduğu ve dikkat sorununun çok az hiperaktivitenin yüksek olduğu ile her ikisinin de eşit bozuklukta olduğu tipler mevcut.
Çok terimsel oldu gibi hissettim bir an, şöyle yapalım. Bizim ülkemizde, bir DEHB’li çocuğu hayal edelim. Onun üzerinden verilerle anlatmaya çalışayım. Hatta kız çocuğu olsun hep erkekler hiperaktif olacak değil ya. Zaten yeni nesil kız çocukları erkeklerden beter hareketliler bu arada :Dd
Şimdiii ne zaman ortaya çıkacak bu çocuğun bozukluğu?? Aslında doğumundan itibaren. Çünkü bilinenin aksine çocuğun dikkat eksikliğine sahip olmasında anne babanın hiçbir suçu yok. Doğumdan sonra bir suçu yok tabii. Genetiktir, hamileyken yaşanan sorunlardır bunlar dikkat eksikliğine sebebiyet verebilir. Ama doğumdan sonra anne baba ne yaparsa yapsın, dünyanın en kötü ailesi de olsa normal bir çocuğu dehbli yapamazlar. Yani anne babaların kahrolmasına gerek yok, siz çocuğu şımarık büyüttünüz de, siz tableti fazla izlettiniz de ondan olmadı. Haa dikkat eksikliği olmadı ama, dikkat eksikliği olan bir çocuğu doğru büyütmezseniz, önce size ve büyüklerine karşı gelme bozukluğu, sonra da toplum geneli davranış bozukluğu oluyor bu çocuklarda. Çok fazla baskılanırsa da kaygı bozukluğu, depresyon gibi sorunlar yaşıyorlar… Çünkü her 4 DEB’li insandan 3’ünde bu saydığım ek bozukluklardan mevcut. Ayrıca dehbli insanlar normal insanlara göre daha fazla trafik kazası yaşıyor ve daha yüksek oranda hapse giriyor.
Bizim bu kızımızda da daha bebekken, çok ağlama, uyku sorunları, yemek seçme sorunları başlıyor. Çünkü sonradan DEHB tanısı almış kişilerin bebekliklerine bakıldığında bu sorunlar çok daha sık görülmüş. Anne babası üzülüyor tabii, bu çocuk niye ağlıyor, bu çocuk niye uyumuyor, bu çocuk niye yemiyor?
Kızımız 1-2 yaşlarına geliyor, inatçılıkta maşallahı var, yürümeyi de öğrendi sürekli kıpır kıpır, ya kendi düşüyor ya bişeyi düşürüyor. İlk çocuksa 2 yaş sendromu diye düşünüyorlar. Anne babası, çocuğa baktın bakmadın, dikkat etmedin kavgaları yaşıyor. DEHBli çocukların ailelerinin boşanma oranı çok daha yüksek, annelerinin depresyona girme oranları çok daha yüksek. Gerçek veri bunlar. Bu arada bu sorunları normal çocuklar da yaşayabilir. Sadece DEBli çocuklar çok daha fazla yaşıyor. Bu hikâyedeki kızımız da yaşadı. Kendi çocuğunuzla kıyaslamakta acele etmeyin diye söylüyorum. Diğer yaşlarda daha net ayırt edebileceksiniz.
Gelelim 3-5 yaşa, anne babası, bi yere gidecekleri zaman akıllarına gelen ilk şey çocuk durmazsa naparız? Gittiğin yerde durmaz, arabada durmaz, yemek yerken durmaz. Gidecekleri çoğu yerden vazgeçiyorlar. Sırf bu yüzden gitmiyorlar. Kreşe başlatmışlar. Öğretmeni arıyor, şunun gözüne vurdu, bunun kolunu ısırdı. Zaten diğer çocuklarla çok anlaşamıyor. DEHBli çocukların davranışları yaşına göre %30 geriden gelir. 6 yaşındaysa 4 yaşında gibi, 10 yaşındaysa 7 yaşında gibi davranır… Evde bi kedileri var, kedi bizim kızı görünce kaçıyor :ddd Evcil hayvanlar özellikle ağır debli çocuklardan uzak dururlar. Yok diyolar bu böyle olmayacak, birine gösterelim, gösterdiklerinde bişey çıkmadı çünkü Dehbli çocukların çoğu, tanı için gittikleri yerde düzgün dururlar. Çocuk için biraz korku veren bir yer sonuçta. Tam kendi olamaz orada. “Büyüyünce düzelir annesi yaa” dediler. Dehbli çocukların sadece 3’te 1’i büyüyünce düzelir. 3’te 2’si DEHB’li yetişkin olarak hayatına devam eder.
Kızımız geldi ilkokul yaşlarına, IQ’su yüksekse çok fazla plan program yapmadan, ders-ödev pek yapmadan bu sınıfları rahat geçer. Ama IQ’su normal ve altında ise öğrenme güçlüğü yaşar. DEHB’li çocukların yarısı, ilkokulda öğrenme güçlüğü yaşıyor. Zekiyse öğrenir de, ödevini yapmaz, yazı falan yazmaz yani. Zaten ilk yalan söylemeler de ödevle ilgili başlar. Hele çocuk tembel, beceriksiz, salak diye fişlenirse geçmiş olsun. Benlik saygısı yok olur, davranış bozuklukları arta arta devam eder.
Ergenlikte zirve olur bu karşı gelme ve davranış bozukluğu. Zaten odası, eşyaları darmadağınıktır. Ve en korkuncu dehbli ergenler, normal ergenlere göre çok daha fazla bağımlı olmaya meyillidir. Oyun, alkol, uyuşturucu, kumar, alışveriş … Seç beğen al.
Yetişkin olduğunda da bu bağımlılıklar devam edebildiği gibi; işinde ve evliliğinde de epey sorun yaşarlar. Çünkü, kendi istedikleri şeyleri, ara ara kafalarının estiği şeyleri çok iyi yapsalar da asıl sorumlulukları olan gündelik işlerin hiçbirini tam yapamazlar. Çünkü onlardan dopamin alamazlar. Sorumsuzluk, önemsememe, unutma gibi ufak tefek kavgaların dışında büyük davranış bozukluklarına bile yol açabilir dehb. Mesela eşini sürekli aldatan bir adamın sorununun temelinde de dehb çıkmış. Adam sürekli kadınlarla flört ve yasak aşk arayışı içindeymiş. Bu cinsel cazibelere hiçbir zaman karşı koyamıyormuş. Bu da onu sürekli aldatmalara götürmüş ama adam bundan epey rahatsızdı. Yani hem engel olamıyor hem pişman oluyormuş. Önce bilinçdışı kadın düşmanlığı, cinsel yetersizlik hissi falan mı diye hepsi düşünülmüş ama sonucunda adamın hayatındaki diğer davranışlarla birleştirildiğinde dehbnin onu bu davranış bozukluğuna yönlendirdiği fark edilmiş ve adama dehb tedavisi uygulanmış. Bazı DEHB’li bireylerde dürtü kontrolü ve ödül arayışı sebebiyle bu gibi riskli davranışlar, kompulsif ilişkiler, yani yapmak istemediği halde yaptığı ilişkiler veya hiperseksüel eğilimler daha sık görülebiliyor. Ancak bu durum her DEHB’li kişide olmaz ve tek başına aldatmayı açıklamaz tabii ama tedavisinin önemli bir parçası bu olmuş. Davranışını açıklamada önemli bir parça olmuş.
Peki, DEHB olduğumuzdan nasıl şüphelenicez…. Geçerli bir DEHB testi çözüyoruz, her yerde var bu testlerden, maddelerin çoğuna evet dediysek, kronik olarak ama, son birkaç ay değil, ömür boyu hep böyleydiysek, uzmanına gidiyoruz. Daha kısa testler de var ama şu kitabın (Dikkat Eksikliği Bozukluğu kitabını kaldırıyorum gösteriyorum…..) 321.sayfasında 100 maddelik bir test var. O test benim çok hoşuma gitmişti. Ona bakılabilir.
Çocuklarda dehb tanısı nasıl oluyor? Çocuklarda biraz farklı, ülkemizde nasıl olduğunu anlatayım size. Bunun için Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ndeki Tahsin hocamla görüştüm. Sağolsun tüm süreci anlattı. Çocuklarda da bir test var ancak, çocuklarda aile, okul, rehberlik araştırma merkezi ve çocuk psikiyatrı birlikte hareket etmeli. Aile veya öğretmen dikkat eksikliğinden şüpheleniyorlarsa, bir araya geliyorlar, belirtilere bakıyorlar ve Rehberlik Araştırma Merkezinden randevu alıyorlar. Oraya giderken bir form var “Gelişsel Değerlendirme Formu” bunu dolduruyorlar. Orada çocuğun değerlendirildiği bir çok madde var. Yani çocuğun tanı konulacağı andaki durumunu değil de, tüm hayatı boyunca evde, okulda, sokakta nasıl olduğuna göre tanı konulması gerekiyor. Rehberlik Araştırma Merkezi’nde de incelendikten sonra evet olabilir denilince Çocuk Psikiyatrına gidilip bununla ilgili tam teşhis alınıyor ve durumuna göre ilaçlıysa tedavisine başlanıyor. İlaç kullanmaktan korkmamak gerekir. Çocuğunuzun zihnini tam potansiyeliyle kullanabilmesi emin olun hem onun hem sizin için çok daha iyi olacaktır göreceksiniz zaten. Yan etkiden çekiniliyor bazen, birkaç farklı ilaç var yan etkiler nadir ama yaparsa zaten ilaç değişikliğine gidilebiliyor doktoru tarafından. Yan etki sorunu da bu şekilde çözülüyor. Eğer ağır bir dehb’den bahsediyorsak ilaçlı tedavi eennn büyük, een etkili yol. Bu araştırmalarla sabit bir şey. Doktordan alınan raporla da, Rehberlik Araştırma Merkezi’nden çocuğa okulda özel bir program hazırlanıyor. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı, eksiklikleri bir bir giderilmeye çalışılıyor.
İlaç dışında neler yapılabilir onlardan bahsedelim. Ama sadece gerçekten uygulanabilir ve işe yarayanlarından bahsedeceğim.
Önce çocuklar için bahsedeyim sonra yetişkinler ne yapmalı onu anlatırız.
Çocuğa gerçeği söylemek, çocuktaki durumun ne olduğunu, zihninin nasıl çalıştığını siz öğrendikten sonra,, çocuğa da anlayabileceği bir şekilde anlatmak lazım ki ne yaşadığını, neden yaşadığını bilsin. Neden destek veya tedavi aldığını bilsin. Tabii bunu zihinsel bozukluk, hastalık gibi kelimelerle anlatmıyoruz. Nasıl olur mesela miyopluk gibi, göz bozukluğu gibi bu da öyle bir durum. Nasıl ki gözlük takıyoruz. Buna da bişey yapmak gerekiyor şeklinde anlatılabilir. Toplumun %5’inde var bu durum.
Çocuğun bunu bir bahane olarak kullanmasının önüne geçmek. Haa madem böyleyim, bahanem bu diye düşünebilir çocuk. Ancak böyle olmak,, sadece yaşadıklarına bi açıklama,, sorumluluklar aynen devam etmeli. Onu da, kendimiz takip edeceğiz,, sorumluluklarını. Sorumluluğu azaltmayacağız tam tersine daha çok sorumluluk vereceğiz.
Madem bu çocuk organizasyonunu, planını yapamıyor. Aklı kayıp gidiyor. Siz yapacaksınız. Notlar, yapılacaklar listeleri, düzenlemeler, alarmlar. Bunlarla o dikkatini derleyip toparlamanız lazım. En çok işe yarayan yöntemlerden biri de bu, bu arada.
Dopamini de zor alıyor ya, ödülü. Rüşvet olmayacak şekilde sorumluluklarını güzel yerine getirdiğinde ödüllendirip teşvik etmek gerekir bu çocukları.
Ödevlerini, derslerini, sınavlarını özellikle takip edeceğiz. Yani birine bu görevi vermeniz lazım. Artık özel öğretmen mi tutarsınız, koç mu, yoksa siz mi bakarsınız bilemem. Ama birinin yapması lazım.
Şu DEHBli çocuklar için dikkat geliştirme aktiviteleri kitabı tam sizler için, içinde aktivitelerin yanı sıra okulda yaşanabilecek hemen hemen her durumda neler yapmalısınız gayet net, gayet sade açıklanmış.
Bir nokta daha var bu hem gençlere hem yetişkinlere uygulanabilir. Bunu ben kendim çok seviyorum. Bir diziden öğrendim diziyi söylediğimde izleyenler kesin hatırlayacaktır. Şimdi dehbli kişilerin özfarkındalığı da biraz zayıftır. Yani yaptıkları şeylerin etkilerini çok fark edemeyebilirler. Gerçi bu teknik tüm insanlar için geçerli olabilir ama DEB özelinde çok iyi. How i met your mother dizisinde bir şey yaparlardı. INTERVENTİON : yani Türkçesi MÜDAHALE. Biri bariz bir şekilde hatalı bir davranışı sürekli yapmaya başlar da farkına varmazsa, bundan etkilenen diğer kişiler KOCAMAN MÜDAHALE pankartının altında toplanır ve senin şunu şunu yapmandan rahatsızız derlerdi. Arkadaşlarının kötü biriyle olan ilişkisine, şapka bağımlılığına, yalandan aksan yapmasına falan müdahale edip, fark edemediklerini fark ettirmeye çalışırlardı. Mükemmel etkili bir yöntem herkes için. Yani her aile, her arkadaş grubunun yapması gereken bir şey bence. Aşağıya videonun açıklamalarına Türkçe altyazılı tüm invervention sahnelerini koyuyorum izlersiniz.
Yetişkin DEB’liler başka ne yapabilir?
2-) Yine çevrenizdekilerin durumunuzu bilmesini sağlayacaksınız.
3-) Kendinize bi güvendiğiniz, iyiliğinizi düşündüğüne emin olduğunuz birini rehber edinmeniz lazım. Çocuklarda aileleri dedik ya siz de böyle birini bulsanız çok rahat edersiniz. Ve bu kişinin geri bildirimlerini mutlaka dinleyin. Çünkü farkındalık biraz zayıf olabilir demiştik ya. Bir çok durumu inkâr edebilirsiniz.
4-) DEHB tanısını geç aldıysanız ve zamanında sizi fişledikleri ne varsa onlara inanmaktan kendinizi kurtarmanız lazım. Tembel, yaramaz, beceriksiz, sakar, ne söylendiyse artık size. Bu negatiflikten kendinizi kurtarmanız lazım.
5-) Siz de notlar, alarmlar, planlamalar mutlaka bu sisteme geçiş yapın. Ne kadar hatırlatıcı ne kadar uyarıcı o kadar iyi. Bir de bi iş yapılacaksa hemen o anda yapmaya çalışın, ertelerseniz ondan kayıp gidiyorsunuz. Kısa bir işse hiç ertelemeyin. Büyük işse küçük küçük parçalara bölmek lazım. Yoksa hepsi son güne son saate kalır berbat olur. Aklınıza birden çok iş gelecektir, hepsinde kaybolmak yerine hemen yapılacaklar listesinde sıraya koyun, sırayla yapın.
6-) Büyük ihtimalle bir şeylerin bağımlısı olacaksınız ona yapacak bir şey yok. DEB’lilerde bağımlılık oranı cidden çok yüksek. Bari faydalı bir şeylere bağımlı olun :dd Bir spor dalı olabilir, bi enstrüman olabilir, tarih, edebiyat bu tür şeylere bağımlı olun, yapabiliyorsanız. Çünkü bunlardan dopamin alabilirseniz, hiperfokus olduğunuzda diğer insanlardan daha odaklı, daha yüksek istekli hale geliyorsunuz. Bu gücü iyi alanlarda kullanmaya çalışın derim.
Benim Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu sürecimden öğrendiklerim bu şekildeydi. Sormak istediğiniz, eklemek istediğiniz, düzeltmek istediğiniz şeyler olursa yorumlara bekliyorum. Bir sonraki konumuzda görüşmek dileğiyle diyelim…
İncelemeyi video olarak dinlemek isterseniz.;
ytbe.one/w7NuFJxyLh8