Leylâ Erbil’in Mektup Aşkları romanı, okuru alışılmışın dışına çıkaran, hem çok sert hem de derin bir insanlık panoramasının içine çeken eserlerden biri. Bu kitabı samimi bir şekilde yorumlamak gerekirse, aslında karşımızda bir "aşk romanı" değil, "insan ilişkilerinin otopsisi" var diyebiliriz.
Kitabın merkezindeki Jale, Türk edebiyatının en ilginç karakterlerinden biri. Sevgi bekleyen ama aynı zamanda etrafındaki erkekleri adeta parmağında oynatan, bazen mağdur bazen de fail olan karmaşık bir figür. Erbil, Jale üzerinden kadının toplumdaki yerini ve "sevgi" kavramının nasıl bir iktidar aracına dönüşebileceğini gösteriyor.