·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mayıs 2026 23:50 Suat Derviş, hem gazeteci, hem döneminin en cesur kadın yazarlarından biri hem de döneminde politik baskılara maruz kalmış bir figür.
Ankara Canavarı, 1940'ların Ankara'sında geçen polisiye bir hikâyeyi bize sunuyor. Peş peşe yaşanan, her biri aynı yöntemle işlenen cinayetler ile birlikte Ankara'da serbest dolaşan bir seri katilin Ankara Canavarı lakabıyla anıldığı bir olay dizisinin içine giriyoruz.
Kitap boyunca olayları da zabıta muhabiri olarak çalışan gazeteci Hikmet Altıntaş aracılığıyla takip ediyoruz. Polisiye bir eser olarak bu kitabı bu kadar keyifli hale getiren de bu çünkü bu olayları, Derviş'in kendisi gibi gazeteci olan bir karakterin gözünden okumak olaya ayrı bir derinlik katıyor ancak Hikmet Altıntaş aynı zamanda duygularını çok da iyi kontrol edemeyen, bir sefer görüp aşık olduğu bir kadın için mesleki profesyonelliğini çiğneyen kusurlu da bir karakter.
Polisiye okumayı çok sevmiyor olsam da yine de keyif aldığım bir roman oldu.