Puan vermedi·779 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2026 21:52 insanın saflığı ile dünyanın çürümüşlüğünü karşı karşıya koyan ağır bir roman. Dostoyevski burada sadece bir hikaye anlatmaz. İyiliğin gerçekten bu dünyada yaşayabilir olup olmadığını sorgular. Dürüst, merhametli ve temiz kalabilmiş nadir insanlardan biridir. Ama roman ilerledikçe insan şunu fark ediypr. İnsanlar kötülükten çok saf iyiliğe tahammül edemiyor.
Kitap boyunca herkes birbirini kullanır ezmeye çalışır, çıkar peşinde koşar. Prens ise bütün bu sahte dünyanın içinde adeta yanlış yere düşmüş bir insan gibi dolaşır. Bu yüzden ona budala derler. Çünkü modern insan için çıkar gözetmeyen biri aptal görünüyprdur.
Romanın en güçlü tarafı insan psikolojisini korkutucu derecede gerçek işlemesi. Kibir aşk kıskançlık merhamet tutku ve delilik birbirine karışıyor. Özellikle bazı diyaloglar insanı rahatsız ediyor çünkü karakterlerin içinde kendinden parçalar görüyorsun.
Budala bittiğinde bende güzel bir huzur bırakmadı. Daha çok sessiz bir yorgunluk bıraktı. Çünkü kitap bana insanların neden yalnızlaştığını ve neden birbirini tükettiğini gösterdi. Dostoyevski burada karakter değil, insan ruhunun en kırılgan taraflarını yazmış.