Eskiden neler okumuşum diye düşünürken “Eroinle Dans” bir anda aklıma geldi Ve fark ettim ki lise zamanında beni psikolojik olarak en çok etkileyen kitaplardan biriymiş gerçekten.
Kitapta en vurucu şey bence karakterlerin çok gerçek yazılmasıydı. Özellikle baş karakterin yaşadığı değişim insanı aşırı etkiliyor. Başta daha normal, umutları olan biriyken zamanla yaşadığı kırılmalarla bambaşka birine dönüşmesini okumak çok ağırdı. En kötüsü de bunun bir anda olmaması… Yavaş yavaş çöküşünü görüyorsun ve elinden hiçbir şey gelmiyor gibi hissediyorsun
Bazı yerlerde karaktere çok sinirlendiğimi hatırlıyorum çünkü çevresindeki insanları da üzüyordu ama sonra düşününce aslında en büyük savaşı kendi içinde veriyordu. Bence Canan Tan karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtmış. Özellikle yalnızlık hissi, anlaşılmama duygusu ve boşluğa düşmüş hali çok gerçekti.
Aile tarafı da beni çok etkilemişti. Çünkü kitap sadece bağımlılığı anlatmıyor; bir annenin çaresizliğini, ailenin parçalanışını ve insanların sevdikleri biri için ne kadar mücadele edebileceğini de gösteriyor. O yüzden kitap boyunca tek bir kişiye değil, herkese üzülüyorsun
Canan Tan’ın kalemini zaten seviyorum ama bu kitabın yeri bende ayrı kaldı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ bazı sahneleri ve hissettirdiği duyguyu hatırlıyorsam gerçekten iz bırakan bir kitaptır bence