Gönderi

Puan vermedi·272 syf.··
2026 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:46
Zamanı kaybettim... İskender Pala, nın daha önce de aşk kitaplarını okudum lakin bu kitap diğerlerinin önüne geçti diyebilirim. Ya da okuduğum dönemdeki ruh halim beni bu düşünceye sevk etti. Pala kalemini kor gibi yakarak, hasretin derin, acı yanıklarını dökmüş sayfalarına. İki gönlün kavuşmak için yandığı, ama kaderin acımasız elleriyle ayırdığı, çeyrek asrı aşkın süren bir hicran destanı. Boğazınıza bir yumru oturtan bir kitap.. 1589’un buğday kokulu Bahçesaray ovalarında başlıyor yangın. Fakir bir ırgatın oğlu Bahşı Yunus, dutarıyla gönlünün tellerini titretirken, papaz Çakır Yorgi’nin kızı Kaknusia’ya vuruluyor. Kaknusia da berrak bakışıyla Bahşı’nın ruhuna kök salıyor. Dinleri ayrı, dünyaları zıt, ama kalpleri bir tek ateşte yanıyor. Ve kaçıyorlar. Kısa bir vuslatın ardından ayrılıkların en zalimi geliyor: Kaknusia esir düşüyor, köle pazarlarına sürükleniyor, ve adı Lâlin oluyor. Bahşı ise İstanbul’un sokaklarında dülgerlik yaparak, Sultanahmet Camii’nin inşasında alın teri dökerken bile sevgilisinin hayalini yaşıyor yaşatıyor. Yirmi yılı aşkın bir süre, bir an olsun aklından çıkarmadan arıyor onu.! Hangimiz aradı bir gideni, kaybolanı.. Ve ne kadar süre..Kıyas dahi götürmez.. Hasret adeta ete kemiğe bürünüyor. Bahşı’nın Kaknusia diye inleyen iç çığlıkları, Kaknusia’nın suskunluğu, konuşmama yemini, sessiz içe akıtılan gözyaşları… Her ayrılık bir parça daha yakıyor, her umut kırıntısı bir parça daha öldürüyor. Gunala’nın karanlık tutkusu, İshak’ın derin bağlılığı aşkın kavuşmaktan ziyade olmadığını, bazen beklemekte, bazen susmakta, bazen de yanıp kül olmakta derinleştiğini gösteriyor. Bahşı diyar diyar dolaşırken, Kaknusia yanı başında olduğu halde onu göremez. Aşk bu kadar kör, bu kadar zalim, bu kadar yakıcı ve bazen de bu kadar çaresiz olabilir mi? Belki de böyle olduğu için adı Aşk.. Yıllarca hasretle geçen ömür, aile olamama acısı, yalanlar, oyunlar ve nihayetinde o mezar başındaki trajik final… Üç aşık, Kaknusia’nın mezarı başında, aşk yüzünden birbirlerini yok ederler. Kavuşmak için yanıp tutuştukları kadın, toprağın altında yatarken, onlar da son nefeslerini onun yanı başında verirler. Aşk, hasretle, fedakarlıkla ve acı çekmekle anlam kazanıyor. İnsanın sevdiği uğruna kendini tüketmesi, diyar diyar arayıp yanı başında görememesi, kendinden vazgeçerek suskunluğa gömülmesi… Hasretin insanı nasıl erittiğinin, aşkın hem en yüce hem en acı halinin destanıdır bu eser. Santorini...
1000Kitap
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
·
1.223 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
kavuşmak için yanıp tutuştukları kadın, toprağın altında yatarken, onlarda son nefeslerini onun yanı başında verirler. Evet aynen böyle olur ama son bana göre güçlü bitmemiş. Hani mutlu son, ucu açık son, ama mutlu olmasa da güçlü sonlar vardır, işte bu kitapta güçlü bir son bulmadım ben. Bu nedenle bir hayal kırıklığı yaşadım. Aslında yazar sonda bir ukde bırakıyor bunu farkettim ama bu tüm yazdıklarını gözümde kucultmez çünkü gerçekten hissettiren bir okuma sunmuş.. Ayrıca yitirdigi adamdan sonra susma orucu tutan Kaknusia nın onu görür görmez dile gelmesini isterdim, madem aşk bir bedel istiyor onu fazlasiyla ödemişti. Yine gördüm ki şahıslar üzerinden metaforlar sunulmuş, üç kişi aşkın eylem hâli, biri ise durağan kısmı. Fakat sevilmeyen birinin yanında olmanın acısını derinden yansıttığı için tebrik etmiştim hakeza sizin de kaleminize sağlık, çok güzel ifade etmişsiniz. (Kitap üzerinden saatlerce yazabilirim, çünkü dolu dolu bir eserdi, ama eleştirisel yönü de açık olduğu için ifade etmek istedim hocam) Keyifli okumalar 🙏
B☆
Gönderi Sahibi
​Değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorumm. Analizleriniz o kadar yerinde ki... Kaknusia’nın sessizliğini bozma anı üzerine kurduğunuz beklentiye kesinlikle katılıyorum..Kırılma anı çok daha vurucu bir kavuşma sahnesi olabilirdi. Kitabın edebi derinliğine rağmen sonunun yarattığı güçsüzlük hissi, birçok okurda benzer bir boşluk bırakıyor sanıyorum. Yine de dediğiniz gibi, süreç o kadar yoğun ve hisli ki, sondaki o ukde bile eserin bütününe olan hayranlığımızı sarsamıyor. Teşekkürler, keyifli okumalar dilerim🙏✨"
Okuduğum İskender Pala kitapları içinde en iyisiydi✨ Kitabı çok sevdiğim için okuyanların da fikrini merak ediyorum. Beklediğim bir incelemeydi emeğinize sağlık👏🏻
B☆
Gönderi Sahibi
​Çok teşekkür ederim, ne mutlu bana.. ✨ İskender Pala’nın kalemi gerçekten çok özel..Kitaplarının okurda bıraktığı derin izi ve duyguyu bu incelemeyle biraz olsun yansıtabildiysem ne ala. Sizin gibi satırların kıymetini bilen okurlarla aynı hislerde buluşmak ta güzel bir duygu. Keyifli okumalar dilerim 📚
“Aşk, kendine ettiğin gönüllü eziyettir.” der bir garib Piraye ve devam eder :”Aşk, ellerini kendi yüreğinin kanına bulamaktır.” İncelemenizin bende bıraktığı iz bunlar. Emeğinize sağlık. ☺️
B☆
Gönderi Sahibi
Madam Melankoli acısına sarmalanmak tercihimdir buna değer
Derin ve güzel bir inceleme olmuş emeğinize sağlık. Merak ettiğim bir kitaptı okunmalı dedirttiniz ☺️
B☆
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum, sizde kitaba dair ilgi uyandırdığım için de mutlu oldum. Şimdiden iyi okumalar dilerim, keyifli okumalar dileyemeyeceğim, keyifle okunacak bir kitap değil.