Gönderi

Bunu bilen insan neden hâlâ fazla beklenti içerisinde olur?
"Acıların çoğu, beklentilerin fazlalığındandır. Beklentiyi azalttığımızda hayatın yükü hafiflemektedir. Beklenti dert, beklentisizlik dermandır. Birbirimize yapacağımız en büyük iyilik, taşıyabileceğimiz kadar beklenti içerisinde olmaktır." -Anonim
Psikoloji
·
1 +1'leme
·
215 Gösterim
3 Yorum
Hem ileti hem yorumlar o kadar güzel ki keyifle okudum. Ne güzel iletişim, yaklaşım dili ve bakış açısı sunmuşsunuz. İçime bir huzur verdi yazdıklarınızdan ziyade bu uygulamada belki de gördüğüm en iyi saygı/etkileşim şekliniz. İnsan fıtrat itibariyle sürekliliği isteyen -ki buna sonsuz yaşam da dahil olur çoğu zaman- bir varlık. Bu istekler bitmez tükenmez bir açlıkla her anlamda kendini gösterir. Bazen gerçek acıttığı için hayal yahut gerçeküstü ve kurgusal düşunmeye bu yönde beklentiler biriktirmeye başlar. Bazen içine düştüğü bu durum bilinçli olur bazen de bilinç dışı gerçekleşir. Şayet bilinçli olarak olasılık dışındaki beklentiye hapsolursa işte o zaman yıkım baş gösterebilir dirayet ve iradesi güçlü değilse. Yok eğer iradesi, sabrı, deneyimleri yol gösterici olursa bu yıkımdan çıkışı da bulabilir kişi. Her halükarda çözüm yine kişinin kendini yeni ve ihtimal dahilindeki beklentilere odaklamasındadır diye düşünüyorum. Gerçek dışı beklentiye girmek, yorucu bir bunalıma da sürükler insanı ve kendi gerçeğinden uzaklaştırır. İnsan gerçekle yaşamaya ne denli alışık ve barışık bu da çok önemli bir husus. Gerçek göz önünde olduğu halde bunu reddedip bununla yüzleşmek bunu kabullenmek zor geldiği için kişi kendine düşlerle çevrili ya bir sanal dünya yahut hayal alemi kurup orada yaşamayı seçebiliyor. Rüyada çok mutlu yaşamak gibi bir şey diyebiliriz buna. Oysa uyandığında puff hepsi uçmuş oluyor ama kişi o rüyanın etkisinde kalmayı tercih ediyor gerçeği reddedip. Psikoloji her şeyi çözmeye muktedir olmayan ama her şeye de burnunu sokma huyu olan bir muamma... Saygılar sevgiler sunuyorum güzel okurdaşlar... 💕💐🍀
Yaren Bulut
Gönderi Sahibi
İltifatınız için çok teşekkür ederim.😊 Emeğinize sağlık. Çok güzel açıklamışsınız.🙏🏻
Yaren BulutYaren Bulut Bence bu düşünce biraz karamsar bir bakış açısı taşıyor. Bir de şöyle bakalım olaya: İnsanı geliştiren, çalıştıran ve ayağa kaldıran şeylerin büyük kısmı da beklentiler, hayaller ve umutlar. Sorun beklenti kurmak değil; beklentiyi hayatın merkezi hâline getirmek olabilir. Yazıda, insanın beklentilerinin sonunda mutlaka kendisini yaralayacağı düşünülüyor ve sanki umut etmek insanın kendi kendine yaptığı bir kötülük gibi anlatılıyor. Evet, bazen büyük beklentiler hayal kırıklığı yaratabilir; ancak insanı hayata bağlayan şeylerden biri de tam olarak bu umut etme duygusudur. İnsan daha güzel bir gelecek beklediği için çalışır, sevileceğine inandığı için emek verir ve istediği şeylerin gerçekleşeceğine dair içinde bir inanç taşıdığı için mücadele etmeye devam eder. Bu yüzden bana göre sorun beklenti kurmak değil, insanın tüm mutluluğunu tek bir sonuca bağlamasıdır. Çünkü dengeli beklentiler insanı yıkmaz, aksine yön verir. Umut aslında bir yönden de beklemek değil beklenti içerisinde olduğun şey için harekete geçmektir. Tek şartla bütün benliğini tek bir şeye bağlamadan bağlanmadan... Hem ne demiş şair: Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne...
Yaren Bulut
Gönderi Sahibi
Öncelikle emek verip yazdığın için eline sağlık.😊 Aslında benim de burada anlatmaya çalıştığım şey tam olarak şu: Elbette beklemek, umut etmek kötü bir şey değildir fakat bazen çoğumuz çok gerçeküstü beklentiler içerisine giriyoruz gerek isteyerek gerek istemeyerek. Örneğin bir insanın sevmediğimiz, hoş karşılamadığımız bir özelliğini değiştirmek istersek eğer ne yaparsak yapalım o insanın içinde bir istek olmadığı sürece biz onu değiştiremeyiz. Bu onun kararı, onun elinde olan bir şey. İşte tam bu yüzden onun değiştirmesini istediğin hareketini her gördüğünde hayal kırıklığına uğrarsın çünkü içinde ona dair bir beklenti var sen onu öyle kabul ettim desen bile. Epiktetos'un dediği gibi: "İnsanı üzen olaylar değil, o olaylar hakkındaki düşünceleridir." Ona fazla beklenti yüklemeseydi bu kadar üzülmeyecekti yani. Ya da çok uç hayallere sahip olan insanlar var. Bunu şey gibi düşünebiliriz bir çocuk yıllarca görünmez olabilecek hayali ile büyüyor fakat bunun imkansız olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğruyor gibi daha çok örnek var. Bazen hayat değiştiremeyeceğin bir rotaya girer o yüzden hayatı daima değiştirebileceğine dair fazla beklentisi olan insanlar üzülür maalesef. Beklenti, umut elbette güzel fakat her şeyin fazlası zarar.
Yaren Bulut
Gönderi Sahibi
Tutarsız, dengesiz beklentiler insanı çok yaralar. İnsan, her ne kadar "Bu sefer gerçekçi bir beklenti içerisinde olacağım" dese bile içinde bir yerde; çok güçlü, çok daha fazlasını isteyen bir beklenti sesi duyar. Sonuç olumsuz olursa bu içerisindeki beklenti kendisini derinden yaralar. Peki soru şu: "Bunun bizi yaralayacağını bile bile neden gerçeküstü bir beklenti içerisinde oluruz, zihnimiz bizi neden bu yöne çeker?"
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.