“Bazı insanlar suçlu değildir, sadece dünyanın acımasızlığına denk gelmiştir.”
insanın vicdanıyla, merhametiyle ve adalet anlayışıyla yüzleşmesini sağlayan Stephen King ’in kaleminde can bulan korku bu kez canavarlardan değil, insanların içindeki karanlıktan doğuyor. bazen en masum insanların en ağır yükleri taşıdığı gerçeği oluyor hayatta.
John Coffey karakteri, ilk bakışta korkutucu görünen ama kalbinin içinde çocuk gibi bir saflık taşıyan bir adam. Onun sessizliği, kırgınlığı ve insanlara dokunuşundaki şefkat beni derinden etkiledi. Güçlü olmakla iyi kalabilmenin aynı şey olmadığını düşündürüyor. Çünkü bazı insanlar dünyaya zarar vermek için değil, başkalarının acısını taşımak için geliyor.
Kitap boyunca ölüm cezası, adalet, önyargı ve vicdan kavramları öyle güçlü işleniyor ki, okur olarak sadece olayları takip etmiyorsunuz; sürekli kendi içinizde sorgulamaya başlıyorsunuz. Gerçek suçlu kimdi? İnsanları gerçekten dış görünüşleriyle mi yargılıyoruz? Ve en önemlisi, adalet her zaman doğru olanı mı buluyor?
Stephen King ’in anlatımı yine akıcı ama bu kitapta korkudan çok hüzün hissediliyor. Özellikle son sayfalarda insanın içine çöken o çaresizlik hissi uzun süre geçmiyor. Çünkü “ Yeşil Yol ”, insanın içindeki iyiliğin bazen dünyayı değiştirmeye yetmediğini anlatıyor. insanlığın merhametle sınandığı uzun bir yolculuk gibi. Bitirdiğimde içimde ağır bir sessizlik kaldı.
İçinizde ki merhameti tüm dünyaya yayabilme fırsatı bulabileceğiniz bir hayat dileği ile keyifli okumalar dilerim.
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma