Gönderi

Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:26
Ernest Hemingway’in, adını bunca zamandır duyup da bu incecik ama devasa kitabını bugüne bırakmış olmamı sorguluyorum şu an. Yaşlı Adam ve Deniz, bize yaşlı bir balıkçının dev bir kılıç balığıyla olan mücadelesini anlatıyor. Ama bunu öyle sürükleyici, öyle güzel, öyle gerçekçi anlatıyor ki kitabı bitirdiğimden bu yana uzun ve yorucu bir deniz yolculuğundan dönmüş gibi hissediyorum kendimi. Sade ve güçlü, canlı bir dili var Hemingway’in; öyle ki sizi bir anda o uçsuz bucaksız denizin ortasındaki kayığa, Santiago’nun yanına ışınlıyor sanki. Onunla aynı kayıkta günler, geceler geçiyorsunuz; misinanın ellerinizi acıtışını, güneşin teninizi yakışını, denizin o muazzam yalnızlığını ve insanı hem sakinleştiren hem de ürküten sessizliğini duyuyorsunuz. Kitabı okurken bir film izliyormuşum gibi canlandı her sahne gözümde. O kadar canlı ki kitap; yaşlı balıkçının o devasa balıkla, aslında bir nevi doğayla ve kendi yaşlılığıyla olan mücadelesini yalnızca okumamış, aynı zamanda izlemiş gibiyim. Üstelik bu sahnelerin ve karakterlerin tamamı bir anime gibi canlandı zihnimde. Keşke gerçekten de bir anime uyarlaması olsaydı ve izleseydim diyorum şu an. Santiago’nun pes etmek nedir bilmeyen direnci, yalnızlığı, içindeki vakur duruşu, o dev balığa duyduğu tuhaf sevgi ve merhameti bir animeye çok yakışırdı ve okurken olduğu gibi izlerken de kalbime dokunurdu. Kitap hakkında, “Kazanmanın ve kaybetmenin göreceli olduğunu, asıl meselenin mücadeleyi sonuna kadar ve dürüstçe sürdürmek olduğunu hatırlatıyor.” gibi bir cümle okudum bir yerde. Tüm kitabın tek cümlelik özeti ve Santiago’nun o uzun, yorucu mücadelesini okurken tam olarak hissettiklerimin kelimelere dökülüvermiş hali.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.