dès vu

dès vu
@pirayezehra
“but poetry, beauty, romance, love… these are what we stay alive for.” ♡︎

dès vu

, bir kitabı okumaya başladı
Romain Gary (Emile Ajar)
8.7/10 · 718 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Geçen gün balkonda kitap okurken, hayatın okuduğum sayfalardan taşıp da yanı başımda somutlaştığı anlardan birini yaşadım. Elimde tam da adına yaraşır bir şekilde “Ne Kitapsız Ne Kedisiz” vardı ve birden balkonun kenarına bir kedi geliverdi. Kitabın kapağındaki o uykuya dalmış huzurlu kedi ile tüylü misafirimi yan yana getirdim ve bu tatlı anı ölümsüzleştirdim. Karnını doyurup bir süre bakıştıktan sonra da misafirim gitti ve geriye o fotoğraf karesi kaldı. 8 denemeden oluşan, kısacık ama dolu dolu bir kitap Ne Kitapsız Ne Kedisiz. Bilge Karasu okumak zor ama okuduktan sonra kendini büyüten, zihnini açan bir deneyim yaşamış oluyor insan. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı’nı okuduğumda Karasu’nun o katmanlı, felsefi dili beni büyülemişti; bu kez ise kurgu değil, doğrudan yazarın kendi iç sesini taşıyan denemeler vardı elimde ve bunları okumak elbette daha zor. Adından da anlaşılacağı gibi, Karasu bu kez hayatı anlamlandırırken yanına iki büyük sığınağı, kitaplar ile kedileri almış ve kedi sevgisini, dostluk üzerine kurduğu felsefeyi, yazma sancılarını, dil üzerine yaptığı muazzam sorgulamaları anlatıyor. Yer yer insanı kendi yalnızlığıyla, korkularıyla, dünyaya karşı ördüğü duvarlarla da yüzleştiriyor. Dünyanın tüm gürültüsüne ve karmaşasına katlanabilmenin, insan kalabilmenin yolunun o küçük, huzurlu, şefkatli sığınaklarımızdan geçtiğini anlıyor. Balkonuma gelen o tatlı kedi de belki bunları duymaya gelmiştir. Belki de zaten biliyordur ve bunları kulağıma o fısıldamıştır. Ama her ne ise; bu tatlı tedafüsü yaşamak güzeldi.
Ne Kitapsız Ne KedisizBilge Karasu · Metis Yayıncılık · 20202,513 okunma

dès vu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Bilge Karasu
7.6/10 · 2.513 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 00:00
Füruzan’ın her kelimesiyle hüzün kokan dünyasına bir kez daha misafir oldum ve Kuşatma’yı yine o tanıdık, apacı ama bir yandan da sarıp sarmalayan sızıyla bitirdim. Hikâye okumanın bendeki yeri apayrıdır derim hep; Füruzan da kısalığına rağmen ömürlük hüzünler sığdırdığı öyküleriyle beni hep kendine hayran bırakırdı ve yine öyle oldu. Beş farklı öyküden oluşuyor Kuşatma; her öykü de hayatın acı köşelerini, yoksulluğun ve çaresizliğin insanı nasıl dört bir yandan kuşattığını anlatıyor bize. Kitaptaki her hikâye öyle sahici, öyle bizden ki… Kışın soğuğu, yoksulluğun boğuculuğu, geçim telaşı yine sayfalardan taşıyor. Füruzan yine o görünmeyenleri gören zihniyle; toplumun kıyısında köşesinde yaşayan küçük insanların, göçmenlerin, sömürülen emeklerin, umut mücadelesi veren kadınların dünyasını ince ince işliyor. Yine canım yana yana, kalbim kırılarak ama bir yandan da edebiyatın ve Füruzan’ın bu muazzam gücüne hayran kalarak okudum Kuşatma’yı. Her öykünün sonunda da aynı şeyi söyledim: Eşsiz kadın, iyi ki bu dünyadan geçmiş.
KuşatmaFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2022346 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:26
Ernest Hemingway’in, adını bunca zamandır duyup da bu incecik ama devasa kitabını bugüne bırakmış olmamı sorguluyorum şu an. Yaşlı Adam ve Deniz, bize yaşlı bir balıkçının dev bir kılıç balığıyla olan mücadelesini anlatıyor. Ama bunu öyle sürükleyici, öyle güzel, öyle gerçekçi anlatıyor ki kitabı bitirdiğimden bu yana uzun ve yorucu bir deniz yolculuğundan dönmüş gibi hissediyorum kendimi. Sade ve güçlü, canlı bir dili var Hemingway’in; öyle ki sizi bir anda o uçsuz bucaksız denizin ortasındaki kayığa, Santiago’nun yanına ışınlıyor sanki. Onunla aynı kayıkta günler, geceler geçiyorsunuz; misinanın ellerinizi acıtışını, güneşin teninizi yakışını, denizin o muazzam yalnızlığını ve insanı hem sakinleştiren hem de ürküten sessizliğini duyuyorsunuz. Kitabı okurken bir film izliyormuşum gibi canlandı her sahne gözümde. O kadar canlı ki kitap; yaşlı balıkçının o devasa balıkla, aslında bir nevi doğayla ve kendi yaşlılığıyla olan mücadelesini yalnızca okumamış, aynı zamanda izlemiş gibiyim. Üstelik bu sahnelerin ve karakterlerin tamamı bir anime gibi canlandı zihnimde. Keşke gerçekten de bir anime uyarlaması olsaydı ve izleseydim diyorum şu an. Santiago’nun pes etmek nedir bilmeyen direnci, yalnızlığı, içindeki vakur duruşu, o dev balığa duyduğu tuhaf sevgi ve merhameti bir animeye çok yakışırdı ve okurken olduğu gibi izlerken de kalbime dokunurdu. Kitap hakkında, “Kazanmanın ve kaybetmenin göreceli olduğunu, asıl meselenin mücadeleyi sonuna kadar ve dürüstçe sürdürmek olduğunu hatırlatıyor.” gibi bir cümle okudum bir yerde. Tüm kitabın tek cümlelik özeti ve Santiago’nun o uzun, yorucu mücadelesini okurken tam olarak hissettiklerimin kelimelere dökülüvermiş hali.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541,1bin okunma