·600 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Haziran 2026 14:24 "Nikos Kazancakis’in bu sarsıcı başyapıtı; Hz. İsa’yı kusursuz ve ulaşılmaz bir ikon olarak değil, korkuları, şüpheleri ve insani arzuları olan etten kemikten bir insan olarak ele alırken; onun karşılaştığı en büyük şeytani tuzak ya da 'son çağrı'nın büyük günahlar değil, 'çarmıhtan inip herkes gibi sıradan, evli ve huzurlu bir aile hayatı yaşama vaadi' olduğunu göstererek, insan ruhunun maddeye ve konfora karşı verdiği o muazzam varoluşsal savaşı anlatıyor."
Ayrıca; o dönemin gözünden bakılırsa; ilk bakışta mucizelerle dolu Roma işgalindeki bir coğrafyada, kurtarıcı bekleyen çaresiz halkın inanç ve şüphe sarmalı arasında Hz. İsa’nın peşinden gidişini anlatan sürükleyici bir tarihi hikaye gibi görünse de; aslında toplumun her anlatılana inanmaya hazır ya da tam tersine her an sırt çevirebilecek değişken psikolojisiyle, bir insanın kendi kaderinden kaçıp sıradan bir hayat seçme arzusu arasındaki o büyük çekişmeyi gözler önüne seriyor."
Günümüz 21.yy insanı için ise bu kitap, dini bir anlatı olmanın çok ötesinde; toplumun ve 'sistemin' bizden beklediği büyük/yüce sorumluluklar ile kendi içimizdeki konforlu, sıradan ve mutlu yaşama arzumuz arasında sıkışıp kalışımızı, modern insanın o kronik 'kendini gerçekleştirme ve feda etme' çelişkisini Hz. İsa’nın iç dünyası üzerinden anlatan evrensel bir psikolojik dramdır." Sanırım büyük yazar olmakta bunu gerektiriyor. İyi okumalar…