Henri Bergson’un "Gülme" adlı bu ölümsüz eseri, ilk bakışta sadece neye, neden güldüğümüzü açıklayan bir mizah kitabı gibi görünse de, aslında insan doğasını, toplumsal ilişkileri ve modern yaşamın getirdiği yabancılaşmayı inceleyen çok derin bir felsefi ve sosyolojik analizdir. Kitap bize der ki: İnsan, doğası gereği özgür ve esnektir. Ne zaman ki hayatın canlı akışını unutup kaskatı kuralların, ezberlerin ve mekanik alışkanlıkların kölesi olursak, toplum bizi sarsıp kendimize getirmek için yüzümüze gülecektir. Gülmek, insanlığımızı ve canlılığımızı koruyan en estetik sigortadır. Gülmek, bireysel bir eğlence olmanın çok ötesinde, toplumun kendini korumak için geliştirdiği gizli bir mekanizma olduğunu söylüyor. İyi okumalar…
GülmeHenri Bergson · İş Bankası Kültür Yayınları · 2014983 okunma
Sadece gerçek anlamda insani olan şeyler için gülücükteken bahsedilebilir. Bir manzara güzel, zarif, görkem, silik veya çirkin olabilir fakat asla gülünç olamaz. Bir hayvana gülünebilir ama bu onda insani bir tavır veya ifade yakaladığımız içindir. Bir şapka gülünebilir fakat bu durumda alaya aldığımız şey bir keçe veya hasır parçası değil insanların ona verdiği biçimdir, yani insan kaprisinin girdiği kalıptır. Aynı şekilde insanı, güldüren hayvan olarak da tanımlayabilirlerdi çünkü başka hayvanlar veya bazı cansız nesneler güldürmeyi başarsalar da bu ancak onların insanla olan benzerliklerine, insanın onlar üzerinde bıraktığı ise veya insanın kullanımına bağlı olarak gerçekleşir.