Gülme

7,0/10  (5 Oy) · 
16 okunma  · 
1 beğeni  · 
762 gösterim
Henri Bergson (1859-1941): Sezgicilik ekolünün Batı felsefesindeki temsilcisidir. Yaşamında büyük üne kavuştu, 1927 yılında Nobel Ödülü'nü aldı. Eserlerine olan ilgi ikinci Dünya Savaşı sonrasında azalmış olsa da geç 19.yüzyıl ve erken 20.yüzyıl felsefesindeki önemli konumunu muhafaza etmektedir. Kendisinden sonra gelen Gilles Deleuze, Jean-Paul Sartre ve Martin Heidegger gibi düşünürleri de derinden etkilemiştir. ilk kez 1900 yılında yayımlanan, gülme üzerine yazdığı denemelerini içeren bu eserinde gülmenin anlamını, gülmeye yol açan koşulları ve gülmenin toplumsal işlevlerini araştırmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9786053320784
  • Orijinal Adı:
    Le Rire-Essai Surla Signification Du Comique
  • Çeviri:
    Devrim Çetinkasap
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Alperen yabar 
11 Eyl 19:21 · Kitabı okudu · 13 günde · 7/10 puan

Gulmenin, komigin temeline inilmis karakter komigi durum komigi soz komigi gibi parcalara ayirip felsefi acidan incelemis. Ayni zamanda orneklerle anlatmasi hosuma gitti bazi durumlari. Kisa bi eser olmasina ragmen felsefe kitaplariyla fazla aram olmadigi icin bitirmek biraz zamanimi alsa da keyif aldim eserden. Tavsiye ederim meraklilarina

Kitaptan 8 Alıntı

Aslı T. 
03 Haz 01:29 · Kitabı okudu

İnsan vücudunun tavır, jest ve hareketleri, tam olarak bu beden bize basit bir makineyi hatırlattığı ölçüde gülünçtür.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Aslı T. 
03 Haz 01:39 · Kitabı okudu

Jestler de yaşam gibi canlı olmalıdır! Hayatın temel kanununa, asla kendini tekrar etmeme şartına o da boyun eğmelidir! Ama işte, bir baş veya kol hareketi sürekli aynı, düzenli aralıklarla kendini tekrar ediyor. Bu hareketi fark etmişsem, dikkatimi dağıtmayı başarmışsa, yeniden ortaya çıkmasını bekliyorsam ve beklediğim anda da ortaya çıkıyorsa, istemeden de olsa gülerim. Niçin? Çünkü artık önümde otomatik biçimde işleyen bir makine vardır. Bu artık hayat değil, hayatın içine yerleşmiş ve hayatı taklit eden bir otomatizmdir. Gülünçtür.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Aslı T. 
31 May 12:05 · Kitabı okudu

Gülünç, kendinin bilincinde değildir. Gyges'in yüzüğünü takmış da bu yüzük tam tersi etkide bulunmuş ve tüm dünyanın gözüne görünür olmakla birlikte kendini göremez hale gelmiş gibidir. Bir trajedi kahramanı onu nasıl yargıladığımızı bilse bile davranışını değiştirmeyecektir; kim olduğunun ezici bilincine karşın bize ilham ettiği apaçık dehşet duygusuna rağmen aynı davranışta ısrar edebilecektir. Fakat gülünç bir kusur, gülünçlüğünü fark ettiğinde, kendini hiç değilse dışarıya karşı değiştirmeye çalışır. Harpagon bizim cimriliğine nasıl güldüğümüzü görse cimrilikten vazgeçerdi demeyeceğim ama hiç değilse bize kusurunu daha az veya başka türlü gösterirdi. Şimdiden söyleyelim: Gülme işte bu şekilde "Kalıplaşmış davranışları cezalandırır." Nasıl olmamız gerekiyorsa o şekilde görünmeye çalışmamızı ve kuşkusuz günün birinde tam da göründüğümüz gibi olmamızı sağlar.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
tabula rasa 
27 Ağu 15:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kestirmeden söyleyecek olursak şeylerin kendilerini gör­meyiz; çoğunlukla onlar üzerine asılmış etiketleri okumakla yetiniriz. İhtiyaçlardan kaynaklanan bu eğilim, dilin etkisiyle daha da kuvvetlenmiştir. Çünkü sözcükler (özel isimler ha­riç) cinslerin adıdır. Bir şeyin en olağan işlevine ve en şura­dan yüzüne işaret eden sözcük, bizimle o şey arasına sızar ve şeyin biçimini gözümüzden saklayabilip ama çoğunlukla bu biçim, sözcüğün üretilmesine neden olan ihtiyaçların ardına gizlenmiştir zaten. Ve sadece dışımızdaki nesneler de değil; kendi ruh hallerimiz bile, özgün yaşantı boyutlarıyla, şahsi ve mahrem olan taraflarıyla, bizden gizlenirler. Sevgi veya nefret duyduğumuzda, neşeli veya hüzünlü hissettiğimizde, bunları sadece ve sadece bize ait kılan sayısız küçük kaçak ayrıntılar ve bin türlü derin yankılanışla bilincimize ulaştıran sahiden duygunun kendisi midir? Öyle olsa hepimiz romancı, şair, müzisyen olur çıkardık. Oysa çoğu zaman, ruh hallerimi­zi sadece dışa yansıdıklarında idrak ediyoruz. Hislerimizin sadece gayrişahsi boyutunu, dilin ilk ve tek kalemde tespit edebildiği boyutunu kavrıyoruz çünkü benzer koşullarda, herkes için, aşağı yukarı aynı olan bu boyuttur. Demek ki, bireylik kendi birey oluşumuzda bile bizden kaçıyor. Genel­likler ve semboller arasında hareket ediyoruz, tıpkı kuvveti­mizin faydaya binaen başka kuvvetlere göre ölçüldüğü kapa­lı bir alandaymışız gibi. Eylemle büyülenip, kendi iyiliğimiz için eyleme çekilirken onun seçtiği sahada, şeyler ile kendi­miz arasında bir orta bölgede, eşyanın dışında olduğu kadar kendimizin de dışında yaşıyoruz.

Gülme, Henri BergsonGülme, Henri Bergson
Alperen yabar 
31 Ağu 16:10 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Sacma bir fikri beylik bir cumle kalibi icine sokmak suretiyle daima komik bir soz elde edilir.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 82 - Mitra)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 82 - Mitra)
Alperen yabar 
11 Eyl 19:07 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Gulme, herseyden once, bir duzeltme, bir iyilestirmedir.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 139 - Mitra)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 139 - Mitra)
Alperen yabar 
30 Ağu 19:32 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Analiz
Eger gulme hos bir sey olmasaydi ve insanlik gulmeyi uyandirmak icin en kucuk bir firsati kacirmak istemeseydi onu abartilastirma, sistemlestirmek ve sirf onun icin bir sanat yaratmak kimsenin aklina gelmezdi.

Vodvil iste boyle izah edilir.

Gülme, Henri Bergson (Sayfa 75 - Mitra)Gülme, Henri Bergson (Sayfa 75 - Mitra)