Gönderi

7/10
·110 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 17:32
Albert Camus’un Yabancı kitabını bitirdim. Açıkçası kitabın bu şekilde ilerleyeceğini hiç beklemiyordum. İlk bölümde oldukça sıradan ve durağan akan bir yaşam anlatılırken ikinci bölümde bir cinayetle birlikte Meursault’nun idama kadar uzanan sürecini okuyoruz. Kitabın adı olan “Yabancı”yı iki farklı açıdan düşündüm. Birincisi, Meursault toplumun alışılmış duygu ve davranış kalıplarına yabancı. İnsanların beklediği gibi yas tutmuyor, beklenen tepkileri vermiyor. Bu yüzden hemen “duygusuz” olarak etiketleniyor. Ama bence kitabın daha çarpıcı tarafı şu: Aslında toplum da Meursault’ya yabancı. Çünkü insanlar birinin acısını dışarıdan gördüğü kadar yorumluyor. Bir kayıp yaşayan insan güldüğünde ya da hayatına devam etmeye çalıştığında hemen yargılanıyor. Oysa insanın içinde ne yaşadığını gerçekten yalnızca kendisi bilir. Kitapta da Meursault annesinin ölümünden dolayı üzülmemiş gibi görülüyor. Ama bazı satırlarda onun içindeki boşluğu hissediyoruz. Buna rağmen mahkemede neredeyse cinayetten çok annesinin cenazesinde nasıl davrandığı sorgulanıyor. Sanki işlediği suçtan değil, toplumun beklediği gibi yas tutmadığı için yargılanıyor. Kitabın son bölümleri ise bence en güçlü yerleriydi. Özellikle papazla konuştuğu sahnede Meursault ilk kez gerçekten öfkeleniyor. Çünkü herkes ona hayatın bir anlamı olması gerektiğini dayatırken o, dünyanın “şefkatli kayıtsızlığını” kabul ediyor. Albert Camus’nün “saçma” felsefesiyle ilk kez bu kitapta tanıştım. Anlatım dili bana yer yer fazla durağan gelse de kitap bittikten sonra insanın zihninde yaşamaya devam ediyor.
Duygu/Düşünce
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.