Gönderi

10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 06:31
*Fakir Baykurt’un köy romanı niteliği taşıyan ve yazarın ilk romanı olması hasebiyle önem arz eden eseridir.Eser, hem yoğun kültürel malzemesiyle, hem de döneme ayna tutuşuyla köy romanları arasında önemli bir yere sahiptir. Yazar kitabın başında, Yılanların öcü üzerine yaşanan durumları, tartışmaları, eseri yazma amacını, kısa özetini ve birçok değerlendirmede bulunmuş. Yazar kitabı yazmasındaki amacı şu cümlelerle dile getiriyor: Amacım, her biri birer Karataş olan köylerimizi, günümüzün öz ve biçimiyle dile getirmek, sanatın gücünden yararlanarak teknik ve uygarlığın bunca ilerlediği çağda alabildiğine geri, alabildiğine sefil yaşayan bu insanlar üstüne dikkatleri toplamaktı. Yunus Nadi roman ödülü ve jüri üyeleri: “Yılanların Öcü”nü bitirdiğim zaman, Yunus Nadi Roman Armağanı yarışması açılmıştı. Temize çekip yolladım. “Cumhuriyet” gazetesi kurduğu “küçük jüri” ile yarışmaya katılan romanları eledi, dörde indirdi. Bu işi yapan “jüri”de kimler vardı? Nadir Nadi, Burhan Felek, Hamdi Varoğlu, Yaşar Kemal, Selmi Andak, Vahdet Gültekin, Cahit Tanyol ve Tevfik Sadullah gibi Cumhuriyet yazarları. Bunlar, “büyük jüri”ye sunulacak dört roman arasına benimkini de kattılar. Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sabahattin Eyüboğlu, Vâlâ Nurettin, Orhan Kemal, Azra Erhat, Cevat Fehmi Başkut, Haldun Taner ve Bahçet Necatigil gibi Türkiye’nin tanınmış sanatçı ve eleştirmenlerinden kurulan dokuz kişilik “büyük jüri”, yedi oyla “Yılanların Öcü”nü birinci seçti. İstanbul’a gidip ödülümü aldım. Roman, “Cumhuriyet”te günbölük yayımlandı. Sonra kitap oldu. O zaman jürinin yetkisi, yetkisizliği hakkında kimsenin kuşkusu yoktu. Daha önce verilmiş bazı roman ve şiir armağanlarının jürileri hakkında “yetkiliydiler, yetkisizdiler...” yollu çok tartışma olmuş, çok yazı yazılmıştır. “Yılanların Öcü”nü “birinci” seçen jüri hakkında, ne seçimden önce, ne seçimden sonra bir tartışma olmamış, yazı yazılmamıştır. Tersine, yazılan birkaç yazıda, jürinin “yetkili”, “güçlü” ve kararının “yerinde” olduğu belirtilmiştir. Eser, 1962'de Metin Erksan ve daha sonra 1985'te Şerif Gören yönetmenliğinde sinemaya, 2014'te ise dizi olarak televizyona uyarlanmıştır. Kitap yayımladıktan sonra soruşturma açılmış. Öğretmenlikten uzuk tutulmuş. Fakir Baykurt'un romanı hakkında düşünce ve eleştirileri: "Yılanların Öcü”, Türkiye gerçeklerini dile getirmeğe çalışan mütevazı bir romandır. İçi boş değildir. Hepimizi rahatsız edecek acı bir dille yazılmıştır. Birçok bölümlerinde halkın bilinçaltı konuşmaktadır. Şimdi bir “ortaçağ” kafasıyla benim kişiliğimde bu sesi boğmak isteyenler, lütfen söylediklerimi anlamaya çalışsın. Ben, halktan yana sanatçıların çok suçlandığını, çok daha ağır çile çektiğini biliyorum. Gülünecek kadar kafasız olanların ve burnuna kadar çıkarına batmış işbirlikçilerin yönettiği ülkelerde daha neler neler olur, bunu da biliyorum. Ama yapıtlar çürütülemez, insanların düşünceleri öldürülemez. Bu türlü politikacıların sonunu da iyi biliyorum. Onlar, sanata ve sanatçıya saldırmaya devam etsin; asıllı asılsız her saldırıdan böyle sağlam çıktığı için ben, bu romanı şimdi daha çok seviyor ve öpüp başıma koyuyorum. Kendi Notlarım kitap hakkkında Yıllanların öcü, bir köy romanı.Roman bir aile etrafında ilerliyor, Kara bayram ailesi. Geleceğe dönük umutları olan bir aile. Kendi halinde etliye sütlüye karışmayan bir aile ta ki evlerinin önüne ev yaptırılcaya kadar. Bir de Haceli var önemli karakterlerden onun da amacı köyde ev yaptırmak. Hayali bu. Çünkü kendi evi oturulacak gibi değil, yapacağı ev karabayram ailesinin evinin önü bütün sorun burdan başlıyor. Çünkü köyün orta yerinde ev yapmak doğru olan bir şey değil. Yazar köy ve şehir hayatının kıyaslamasını yapıyor. İnsanlar arasındaki eşitsiz durumu,bayram'ın karısıyla yapmış olduğu diyaloglarda anlıyoruz.Paranın gücü, paranın sağladığı avantajlar lüks hayat, mevki ve birçok şeyin elde edilebileceği düşüncesi kitapta yer verilmiş. Yazar halk hikayelerine de yer vermiş.Yazarın anlatım dilli çok güzel.Yöreye has bir dil kullanmış. Deyimler kullanılmış... Irızca kadın bir Anadolu kadını dul,kitabın kilit isimlerinden bir tanesi, güçlü kadın figürünü temsil ediyor.Başkaldırıyı,güçlünün karşısında durmayı,inatçı oluşu ve söylediğinden dönmemeyi...Yazar burada kadını öne çıkarıyor erkek karşısında bu bence önemli. Demokrat Parti dönemi, devletin bürokrasinin gücünü, vali, kaymakam, muhtar hiyerarşisi kitapta yer verilmiş. Ve bunların keyfi kararları, güçlü oluşları, istediklerini yapma kararları aslında dönemi anlamak adına önemli. Kitap aslında ezen-ezilen çatışmasını irdeliyor. Ezen kesim yani gücü elinde bulunduranların, ezilen kesime yani köylüye olan baskısı... Ev meselesi Kara bayram ailesi ve Deli haceli arasında kavga ve dövüşe neden olur, bunun sonucunda tatsız olaylar yaşanır... Fakirt Baykurt'un bu romanı köy gerçekliğini anlamak adına önemli. Dönemin bürokrasisini, siyasal ortamı, köylüleye bakış açısını, köylü ve şehirli ayrımını, yoksulluk ve ayrıcalıklı kesimin arasındaki çatışmayı, ezen ve ezilen kesimi v.b birçok ayrıntıyı anlamak için önemli... Kitabı beğendiğimi söyleyebilirim.
Edebiyat
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.