Gönderi

13. Cilt
Puan vermedi·558 syf.··
2026 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 09:47
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 13. Cilt Cenab-ı Hak şu âyeti de Ebu Tâlib hakkında indirmiştir. (Meâlen): “Sen, sevdiğin kimseyi hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediğine hidayet verir. Doğru yolda olanları en iyi bilen de O'dur” (Kasas 56). Hz. peygamberi çok sevip de Ebu Talib'in durumundan etkilenmemek mümkün değil. Ama benim kafaya taktığım kısım onun cennetlik mi cehennemlik mi olması değil, bu benim meselem değil. Allah ne takdir ettiyse o olmuş, olur, olacak zaten. Sadece bazen buna benzer şeyler hissettiğim zaman seren diyorum hz. peygamber ikna edememiş değil, Allah nasip etmemiş. Hissettiğin bu, farklı değil. Ben birileri iyi olsun, doğru olsun isteyebilirim de Allah o durumu murad etmemişse nasip etmemişse ben kimim. Ayrıca da hz peygamberin imtihanından minicik bir halini imtihan oluyorsam ona da ses çıkarmak haddime değil. "Sen, benim yaratılmamdan önce Allah tarafından takdir edilen bir şey sebebiyle mi beni kınıyorsun?" Cildin sonuna doğru kader meselesi başladı ve bu cümle hadisin tamamını bilmiyorum ama hz Adem ve Hz Musa ile ilgili bir hadiste Hz Adem'in Hz Musa'ya kurduğu bir cümle. Bu cümleyi nasıl okursan oku bir döngüye girersin. Demek ki alimlerden bazıları başından bazıları sonundan bu hissi açıklamaya çalıştı yıllar yılı. Ben kader konusunda çok sıkışık hissetmiyorum.Hem aşırı teslimiyetçiyimdir hem de her şeyi de kendimden biliyorum. Yaptığım için başıma geldiğini de, yazıldığı için yaptığımı da kabul ediyorum. O gün nefret ettiğim şeyi bugün çok istiyorsam bu benim türümde bir canlının içinde neler barındırabileceğini gösteriyor. Masum filan değiliz yani. İrademiz var. Kader de hak. Yani bence Hz Adem evet yaptım, yapacağımı da biliyordu ki yazmıştı ama benim iradem bunu yapmaya engel olamadı, Allah istese yaptırmazdı ama o da bana engel olmadı demek ki hak olan benim bunu yapmamdaki muraddır. diye düşünmüş olabilir. Allahulalem. İrade varsa kader yok, kader varsa irade yok değil kısacası. İkisi de var ve hak. Cemel Vak'ası ile ilgili de daha doğrusu hz sahabenin yaşadığı fitneler ile ilgili uzun bir bölüm vardı, bu cildin yarısı belki. Alacak pek çok ibret vardı ama özellikle Cemel beni her zaman derinden yaralıyor. Hz. Aişe bundan dolayı çok zan alında kalmıştır eminim. Ama o gün değil. Bugün insanlar haddi aşıyor. o gün hz Ammar'ın onun neredeyse överek karşısında yer alması bize ibret olmalıydı. Şu an düşündüm de. Bu ciltte kıyamet alametleri ile ilgili de bir bölüm vardı ve tüm hadisi yazmadan şu kısmını söyleyeceğim, idarenin kadınlara bırakılması. Orada olmak isterdim hz peygamber tam olarak hangi yüz ifadesi ile öyle dedi. Vallahi şahsen hz resulullahın da dediği gibi bana göre de şu an yaşadıklarımız kıyamet alameti ve erkekler idareyi kadınlara bırakmadı-adeta idareyi kadınlara YIKTI. Ya adam bırak eşit görmeyi kadının olduğu yerde resmen elini taşın altına koymayı bırak nasıl nereye kaçacağını, mevcut işi o kadına nasıl yıkacağını şaşıyor. Çok utanç verici şeyler. Evet kadınlar içtimai hayatın içine girmiş olabilir. Hepsi kadınların suçu filan değil kim ne derse desin ne inkar ederse etsin bunun bir numaralı suçlusu belli. Eşitlik eşitlik de hani ya fıtrat? NEREDE nezaket? Kendi isteğiyle bir yükün altına giren kadınlara bir sözüm yok. Ama fıtratı inkar etmek derecesine varmasın işler. Yani evet Hz Aişe o gün oradaydı ama Hz sahabe onun hz peygamberin pak zevcesi olduğu gerçeğini hiç unutmadı. Valla benim gördüğüm. Neyse bu bu kadar yetsin. Genel olarak çok istifadeli bi okuma oldu. Son oalrak da çağın illetini paylaşıp bu cildi kapatalım; "Onlar insanları Kitabullah'a çağırırlar, fakat kitaptan zerre kadar nasipleri yoktur..."
Din
Kütüb-i Sitte 13. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 19925 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.