Özgürlük vadedilen hapishaneler hakkında.
9/10
·248 syf.··
2026 45. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 16:11
Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, Özgür her şeyi olduğu gibi anlatan, hiçbir tarafa yaslanmadan, Avrupa’daki son Sovyetler etkili komunizmden, demokrasiye geçişi bir kız çocuğunun gözünden anlatan anı kitabı gibi. Sizler hiç sadece sakız ambalajını koklayabilmek için başka bir şeylerle takas ettiniz mi? Ya da kola kutusunu televizyonun üzerinde güzel durur diye alıp, kaybolunca sen benim kutumu çaldın diye komşunuzla kavga ettiniz mi? Kitabın ilk bölümü gerçekten bu dünyaya kapalı kalmış olan komunist ülkeyi zeki bir şekilde hicvediyor. Tabii kitabın bu muzip havası zaman ilerledikçe kendini kaybederek, hüzünlü hatta acı dolu bir hale geçiyor. Aslında İkinci bölüm, ilk bölümden daha güzel olsa da okunmasının bir tık zorlaşmasının sebebi de bu sanırım. Hep söylediğim gibi özellikle çocukları etkileyen toplumsal olaylar her zaman canımı yakıyor ve benim o kitabı okumamı zorlaştırıyor. Lea’nın yakın arkadaşının başına gelenler ya da Lea’yı annesi sanan yetimhanedeki çocuk da bundan farklı değildi. İşin kurgu olmadığını da düşününce bu bölümlerde çok fazla empati yapıp, kitaptan uzaklaştığımı kabul edebilirim. Biraz karakterlerden bahsedecek olursak, Anne ve babasının kendi aralarındaki sessiz savaşın da bir nevi ülkenin içerisindeki o geçiş iklimini çok iyi anlattığını söyleyebilirim. Enver Hoca’nın fotoğrafını Lea’nın oturma odalarına koymak istemesi ancak anne babanın hep onu geçiştirmesi. Parti’de çalışan komşularına anne babasını şikayet etmesi ve adamın anne babayı ihbar edebilecekken, Lea’yı yumuşak bir şekilde azarlaması çok hoş bir anektoddu. Yine de annenin yaptığını belki tek şansı olarak görmüş olsa da asla ve asla tasvip etmiyorum. Baba’nın yaşadıklarını ise (Özellikle müdür olup insanları işten çıkarması gerektiği duyulunca, çingenelerin her gün evine gelmesi…) hep gülümseyen bir hüzün ile okudum. “Büyük annem Fransız devrimine, annem ise İngiliz devrimine hayrandır. Babamın ise hayran olduğu devrim henüz gerçekleşmemiş olandır.” Bence en etkileyici yerlerinden biri kitabın. Bana kalırsa bu kitabın ana karakteri babanneydi. Bir Osmanlı paşasının kızıyken, kominist rejimin içerisinde bir dişli olarak kendini bulan kadının dirayetine hayran kaldım. Üstelik bunu dramatize etmeden taşıması çok etkileyici. Zaten Lea da en çok babannesine hayrandı bu hissi başından sonuna kadar veriyor kitap.
ÖzgürLea Ypi · Yapı Kredi Yayınları · 2024234 okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.