Gönderi

10/10
·284 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 01:35
Kontrol etmeyi seven bir insanın, bir noktadan sonra kendi zihninin içinde kayboluşunu okumak nasıl bir his olurdu diye düşündüm kitap boyunca. Çıban tam olarak böyle ilerleyen bir hikâye sunuyor. İlk başta yalnızca başarılı, hırslı ve ne yaptığını bilen bir karakter görüyoruz. Fakat olaylar derinleştikçe o kusursuz görünen düzenin altında bastırılmış korkuların, güç arzusunun ve insanı yavaş yavaş değiştiren karanlık tarafın büyüdüğüne şahit oluyoruz. Serdar karakteri özellikle ilgimi çeken taraflardan biri oldu. Çünkü onu sadece “iyi” ya da “kötü” olarak değerlendirmek mümkün değil. Zekâsı, kibri, kontrol tutkusu ve geçmişle kurduğu bağ karakteri oldukça katmanlı hale getiriyor. Güce yaklaştıkça dönüşmesi, bazı noktalarda ürkütücü derecede gerçek hissettirdi. Özellikle insanın eline büyük bir güç geçtiğinde sınırlarını ne kadar koruyabileceği sorusu hikâyenin arka planında sürekli hissediliyor. Bekir amcayla başlayan o küçük karşılaşmanın böylesine büyük bir kapıyı aralayacağını tahmin etmiyordum. Hikâye ilerledikçe olayların yalnızca bireysel bir mesele olmadığını anlıyorsunuz. Teknoloji, geçmiş medeniyetler, sistem eleştirisi ve insan psikolojisi iç içe geçiyor. Luviler detayı ise kitabın atmosferini bambaşka bir yere taşımış. Geçmiş ile geleceğin aynı noktada birleşmesi hissi oldukça etkileyiciydi. En sevdiğim detaylardan biri de karakterlerin gerçek hissettirmesiydi. Kimse kusursuz değil. Her karakterin içinde ayrı bir boşluk, ayrı bir yara ve ayrı bir kırılmışlık var. Bu yüzden yapılan hatalar bile tamamen yabancı hissettirmiyor. İnsan bazen okurken karakterlere kızıyor ama aynı zamanda onları anlamaya da başlıyor. Kitabın psikolojik tarafı teknoloji kısmından bile daha yoğun hissettirdi bana. Çünkü anlatılan şey yalnızca gelişmiş sistemler ya da gizemli olaylar değil; insanın kendi içindeki çürüme. Güç, hırs, kibir ve bastırılmış taraflar hikâye boyunca gittikçe büyüyen bir baskı oluşturuyor. Özellikle bazı sahnelerde gerilim olaylardan değil, karakterlerin zihninden taşmaya başlıyor. Bitirdiğimde üzerimden hemen silinip giden bir hikâye olmadı Çıban. Aksine, sayfalar ilerledikçe içimde büyüyen garip bir huzursuzluk hissi bıraktı. En ürkütücü tarafıysa anlatılanların tamamen imkânsız gelmemesiydi sanırım. İnsan zihni, güç arzusu, sistemin görünmeyen tarafı ve teknolojinin sınırlarının ne kadar ileri taşınabileceği düşüncesi bazı yerlerde gerçekten tedirgin ediciydi. Özellikle karakterlerin dönüşümünü izlerken "insan gerçekten ne kadar ileri gidebilir?" sorusu uzun süre zihnimden çıkmadı. Kitap bittiğinde gerilim sona eriyor belki ama bıraktığı o rahatsız edici his kolay kolay geçmiyor.
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202674 okunma
·
158 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.