·622 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2026 18:27 Bir kitabı okumadan önce onun hakkında çok fazla methiye duymanın o kitaba yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu düşünüyorum. İvan Gonçarov’un Oblomov’unu nihayet bitirdim. İncelemelere, yorumlara bakarsanız herkesin "muhteşem ötesi, harika, mutlaka okuyun, okumazsanız çok şey kaybedersiniz" diyerek göklere çıkardığı bir eser bu. Peki ben kapağı kapattığımda o "muazzam" tadı alabildim mi? Dürüst olacağım: Ne yazık ki hayır.
"Sefiller"den Sonra Oblomov'un Odasına Düşmek
Belki de bu hayal kırıklığının bir sebebi de kendi okuma sıralamamdır. Victor Hugo’nun Sefiller’i gibi olay örgüsünün gürül gürül aktığı, sarsıcı bir destandan çıkıp doğrudan İlya İlyiç Oblomov’un tozlu, hareketsiz odasına girmek bende adeta edebi bir şok etkisi yarattı. Olayların durgunluğu ve anlatının fazlasıyla anlık, spontane ilerleyişi beklentilerimle hiç uyuşmadı.
Klasik Eser Baskısı ve Okur Özgürlüğü
Oblomov kötü bir kitap mı? Kesinlikle değil. Sadece "beklentilerin kurbanı olmuş güzel bir kitap" benim gözümde. Toplumda ve edebiyat çevrelerinde şöyle bir yanılgı var: Bir eser "klasik" etiketi taşıyorsa, onu herkes kayıtsız şartsız beğenmek zorundadır. Kusura bakmayın ama buna hiç katılmıyorum. Bir kitabın klasik olması, her okurda illaki muhteşem bir tat bırakacağı anlamına gelmez. Sırf toplum baskısı yüzünden, içimize sinmeyen bir kitaba "harikaydı" dememeliyiz. Zaten kitap okumanın, hele ki okur dünyasında bunca metin üzerine kafa yormanın bize katması gereken en büyük değer, kendi edebi zevkimizi cesurca savunabilmek değil mi?
Oblomovluk: Fikir Harika, İşleniş Spontane
Kitabın hakkını tamamen yemeyeyim; edebiyata ve psikolojiye kattığı "Oblomovculuk" kavramı son derece ilginç ve kesinlikle değinilmesi gereken, çok yerinde bir konuydu. İnsanın o varoluşsal eylemsizliği, hayatın sorumluluklarından kaçışı güzel işlenmiş. Ama bu fikrin roman içindeki ilerleyişi bana biraz fazla tekdüze geldi. O çok beklediğim, sayfaları heyecanla çevirtecek tadı bulamadım.
Özetle; Oblomov edebiyat tarihinde önemli bir durak, felsefesi olan güzel bir kitap. Ancak abartılı övgülerin altında biraz ezilmiş hissettirdi bana. Beklentileri bir kenara bırakıp okunduğunda çok daha adil değerlendirilebilecek bir eser.
Siz ne düşünüyorsunuz? Benim gibi klasiklerin abartılan beklentileri altında ezildiğini hissedenleriniz, "klasiktir ama ben sevemedim" dediğiniz kitaplar var mı? Yorumlarda buluşalım.