19 Mayıs’ta bitirdiğim için mutlu olduğum,şu koskoca toplulukta,on küsur kişinin okuduğu için üzüldüğüm bir kitap #k:363233.Değerli Hamza Zülfikar eserinde,doğduğu bölge gereği,Atatürk’ün pek bilinmeyen bir zaferine dahi ışık tutuyor.(Bitlis ve Muş’u geri alışı) Bunun yanında,ilk yüz elli sayfa boyunca,çoğunlukla eski alfabedeki ünlü harf eksikliğini ve Latin alfabesine geçişin temel sebeplerini,o dönemin ünlü yazarlarının görüşlerini ve Latin harflerine geçiş sürecinden önce eski alfabedeki yenileşme çabalarını,bir güzel bilimsel bir temele kurulu olarak,anlatıyor.Bu bölüm konuya aşina olmayan bizler için sıkıcı gelse bile, öğrendiklerimiz karşısında,cidden buna değer diyoruz.Kalan bölümde,harf meselesinden çok,bu değişimden itibaren meydana gelen,dil sorununa değiniliyor.İbadet dili olarak Türkçe,Latin alfabesine geçiş sürecinde,yeni kelimeler türetme işiyle meşgul kimselerin Atatürk’le olan hatıralarının derlendiği bölüm,veya Hamza Zülfikar’ın TDK’deki tecrübelerini ve kurumun giderek nasıl yozlaştığını anlattığı bölümler,kesinlikle eser sadece bildiğimiz sıkıcı ve neden-sonuç ilişkisi bulunmayan eserlerden değil.Yazar,olayların gerçekleşmesinden çok,gerçekleşmesinin nedenine odaklanmakta,ve de her konu örneğiyle, kaynağıyla beraber,tespitlerle harmanlanarak gözler önüne seriliyor.En büyük sıkıntı bazen hocamızın tekrara düşmesi,aynı paragrafı ikinci kez gördüğüm dahi oldu.Tüm bunlara rağmen ansiklopedi tadında,Atatürk’ümüzü daha iyi tanımak için, ve kurumlarımızın,eşi benzeri bulunmayan Türkçemizin,yabancı kültürler etkisine girmesini,aydınıyla işçisiyle halkıyla önlemek için,edinmemiz gereken bilinci anlayabilmek için,başvurulacak çok önemli ve değerli bir eser.Mutlaka okumanızı tavsiye eder,19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızı en içten dileklerimle kutlar, ve tebrik ederim.Böyle bir eseri incelerken dahi,yaptığım imla ve yazım hataları adına affınıza sığınıyorum.