(Spoilersız İnceleme)
Yazarın üslubu,size başından geçenleri anlatan bir dostunuz gibi,samimi.Değindiği konuları aslında hepimiz günlük hayatta deneyimliyoruz,lakin onun derinlemesine yaptığı analizler ve empati cidden başarılı.Kitap 1950’li yıllarda yazıldığından, ülkemizin şehirleşme,sanayileşme ve batılılaşma evresinde çektiği zorlukları,bizzat bir tanıktan dinlemiş oluyoruz.Bu konudaki bilinci ve ara sıra metin sonlarında verdiği ayarlar,takdire şayan.Dili pek eski değil,zaten bugün kullanılmayan çoğu kelimenin anlamını,yayınevi altta belirtmiş.Yazarın farklı olma çabası yok.Aksine kendi gibi olma arzusunda.Öykülerdeki tiplemelere,bugün dışarıya çıkıp bir kaç dakika gezindiğinizde dahi rastlayabilirsiniz.Söz gelimi,onu özel kılan mizacı ve bugün küçümsediğimiz tabiatın sonsuzluğunun bilincinde olması.