264 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Biri dese ki “Hippi’yi” beş kelime ile tanımla. Diyeceğim kelimeler; cinsellik, müzik, dans, seyahat ve uyuşturucu. Evet, hippi olmanın yolları bunlardan geçer. Çiçekli fistan, elbiselere yapıştırılmış çeşitli figürler, olmazsa olmaz uzun saç ve kot pantolonu da unutmamak gerek.

1970 yıllarında ABD’nin bağrından koparak dünyaya yayılan bu kültür akımının, kimine göre zibidiler takımı, kimine göre ise ahlaksızlar takımı olarak bilinmesine sebep olunmuştur. Haklı yanları var mı? Ben göremedim.

Hikâye için denir ki Paulo Coelho’nın öz yaşam öyküsüne en yakın olanıdır. Karakterin gerçek olduğunu yazarın kendisi de belirtmiş hatta ana karakterlerden birinin isminin de Paulo olması da bunu desteklemiştir. Bir dünya kitap kapak renk seçeneklerinizin olduğunu unutmayınız, benim kapağım beyazdı.

Kitap konusu geçmiş zamandan başlayıp, üçüncü tekil şahıs anlatımıyla şimdi ki zamanda devam edip o şekilde son buluyor. Hikâye edilen konu “Ergen İrisi” gençlerin iç dünyalarını tamamlaması ve kemale ermek için kendilerini Hindistan, Nepal, Peru ve Amsterdam gibi şehirlerde kutsal ışığı bulup, paranormal güçlere erişmek istemesini ve oralarda inzivaya çekilip hayatları Tanrı’ya adamak istemeleridir.

Çok güzel bir şekilde konular birbirine bağlanmış ve yazarın akıcı dile her sayfada kendisini belli ediyor. Hikayenin İstanbul’dan, Anadolu’dan az biraz Türk kültüründen ve Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsetmesi göğsümüzü kabartmıyor değil.

Aşırı derece uyuşturucu türleri ve kullanım şekilleri hakkında içerik mevcut. Yazarın betimlemeleri o kadar hoş ki; “Bir tadına baksak mı?” diye içinizden geçirmeden edemiyorsunuz. Bilenler bilir, bizim ülkemizde de her sene düzenli olarak Fanta, Pepsi, Coco Cola gibi içecek firmalarının düzenlediği (Rock'n Coke, Fanta Gençlik) festivaller hippilerin yaşam felsefelerine çok yakın. Tesadüf bu ya gırla “Prezervatif” tüketimi yaşanan bu tür etkinliklerde yer bulmakta çok zor.

Hippilerden anladığım normalde tek eşliler, ancak seyahat halinde ortalık bayram yeri !!!

Kitap kahramanımız Paulo’nun huzura ermesi için çıktığı bu yolda, huzuru Rumi Dergah’ında bulması ise çok güzel. Mevlana’a hazrete de kitap içerisinde ufak donuşlar yapılmış ve kendisinden bahsedilmiştir.

Diğer kahramanımız Karla ise hayatı boşluk içerisinde dalgalanırken uyuşturucunun boş bir kimyasal olduğunu gönlü aşk ile tutuşunca anlıyor. Sevgi, uyuşturucudan daha etkili bir kimyasaldır…

Genel olarak kitap farklı konuları ele almış, okuna bilinir niteliktedir. Ben beğendim ve sıkılıp bunalmadan okudum. Tavsiye ederim.

Şimdi fırına gidip 3 tane yumurtalı ramazan pidesi alacağım. İstanbul için iftar saatine çok az kaldı :) Afiyet olsun.
(11 Haziran 2018 saat 20:08)

Sevgi ile kalın.