Tutunamayanlar aslında insanın toplum içinde yaşadığı yalnızlığı ve ait olamama hissini anlatan bir roman. Selim Işık’ın intiharından sonra arkadaşı Turgut Özben onun hayatını araştırmaya başlıyor ama zamanla bu yolculuk kendi iç dünyasını sorgulamasına dönüşüyor. Turgut, Selim’i anlamaya çalışırken aslında kendisinin de yaşadığı hayata tam anlamıyla ait hissedemediğini fark ediyor.
Kitap boyunca Oğuz Atay, insanların toplum içinde rol yapmasını, anlaşılma isteğini, modern hayatın insanı yalnızlaştırmasını ve fazla düşünen insanların yaşadığı yabancılaşmayı anlatıyor. “Tutunamayan” olmak burada başarısız biri olmak değil; dünyanın düzenine, yapay ilişkilerine ve kalıplarına uyum sağlayamamak anlamına geliyor.
Romanın dili de oldukça farklı. Yer yer mizahi, yer yer çok hüzünlü bir anlatımı var. Bu yüzden sadece bir hikâye anlatmıyor; daha çok insanın kendi iç sesiyle yüzleştiği bir kitap gibi hissettiriyor.