Baykuş gibi dünya viranesine tünemişiz
Zamane insanını seyretmeye koyulmuşuz
Şu matem sarayında, ıstırap diyarında
Boş yere umutlanmış, yersiz oturmuşuz
Bizde yok hazan gamı, bahar sevinci
Diken gibi huzurla sahrada oturmuşuz
Olsa da gideceğimiz yere ulaşacak gücümüz
Oturmuş değiliz, yere serilmişiz
Ölümü bekletmemek için biz
Dengimizi hazırlayıp oturmuşuz
Bir an bile rahatımız yok hadiseler dalgasından
Sahil gibiyiz, deniz kenarında oturmuşuz
Ömrümüzde hüzünden başka görmedik birşey
Umut gözünü yarına kapayıp oturmuşuz
Canımızda ateş, dudaklarımızda gülümseme, dünya sofrasında
Yarı ölgün, mum gibi ne güzel oturmuşuz
Gülüm! Gamlı ezgilerimize bak, bağışla bizi
Bir alemden kopmuş, yalnız oturmuşuz
Mehtap gibi kasrımızın damına gelene dek
Gölge gibi gecenin içinde oturmuşuz
Bir nazla bir kere bize nazar et diye
Gönlümüz bir, bin temenni ile oturmuşuz
Feridun'un kanadı kırık kuşu gibi gam köşesinde
Başımızı almışız kanatlarımızın altına, sabırla oturmuşuz