"Bazı kitaplar insana yeni bir şey öğretmez belki ama unuttuğu bir şeyi güzelce hatırlatır."
Hyunam-Dong Kitabevinden sonra Hwang Bo-Reum’un Sade Bir Hayat kitabını okumak bende aynı yazarın başka bir odasına girmişim hissi uyandırdı. Bu kez ortada bir kitabevi, karakterlerin hikâyeleri ya da roman akışı yok. Daha çok yazarın kendi hayatına, düşüncelerine ve sadeleşme çabasına yakından bakıyoruz. Kitap da zaten roman değil; sadelik, yavaşlamak, yalnızlık, yazarlık ve iç huzur üzerine deneme tadında yazılardan oluşuyor.
Yazar, sade yaşamaktan bahsederken bunu kuru bir tavsiye gibi anlatmıyor. Kendi içinden geçtiği yolları, yorulduğu anları, durmak istediği zamanları ve hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu fark edişini paylaşıyor. Bu yüzden kitap bana yapay gelmedi. Tam tersine, samimi bir iç döküş hissi verdi.
Bazen insan hayatını düzene sokmak isterken daha da karıştırıyor. Daha çok şey yapayım, daha çok yetişeyim, daha başarılı olayım derken kendi iç sesini duyamaz hâle geliyor. Bu kitap bana biraz bunu düşündürdü. Belki de sadeleşmek, her şeyden vazgeçmek değil; insanın kendine yük ettiği fazlalıkları fark etmesi.
Kitabın en sevdiğim tarafı, okuru zorlamaması oldu. “Şöyle yaşamalısın, böyle yapmalısın,” demiyor. Sadece yazarın kendi deneyimleri üzerinden sakin bir kapı aralıyor. O kapıdan girip girmemek sana kalıyor.
Hayatın daha sade olması için illa her şeyi azaltmak gerekmiyor. Bazen sadece neyin bize iyi geldiğini, neyin bizi yorduğunu anlamak bile büyük bir başlangıç oluyor. Sade Bir Hayat da tam olarak böyle bir yerden konuşan, sakin ama içten bir kitap.
Keyifli okumalar dilerim. Hwang Bo-reumSade Bir Hayat