Erbain Fırtınası, sadece olay örgüsüyle değil kurduğu atmosfer ve taşıdığı anlamlarla da etkileyici bir devam kitabı olmuş bence. İlk kitapta daha çok evrenin kapıları aralanırken, bu kitapta artık karakterlerin kaderleriyle yüzleşmeye başladığını hissediyorsunuz. Hikâye ilerledikçe yalnızca bir savaşın değil, inançların, sadakatin ve insanın kendi içindeki karanlığın savaşı anlatılıyor gibi geliyor. Bu yüzden kitap sadece "ne olacak?" merakıyla değil, bıraktığı duyguyla da okutuyor kendini.
Yediler kavramı bence serinin en güçlü taraflarından biri. Her biri farklı bir karaktere, geçmişe ve yük taşıyan bu yapı sadece bir topluluk gibi değil, eski bir kehanetin parçaları gibi hissettiriliyor. Aralarındaki bağ bazen kardeşlik kadar güçlü, bazen de kırılmaya çok yakın. Özellikle bu kitapta karakterlerin birbirlerine olan güveninin sürekli sınanması hikâyeyi daha gerçekçi yapıyor. Kimsenin tamamen iyi ya da tamamen kötü olmaması da hoşuma gitti. Her karakterin korkuları, zaafları ve kendi doğruları var. Bu da onları klasik fantastik karakterlerden ayırıyor.
Kitabın konusu genel olarak yaklaşan büyük tehlikenin gölgesinde şekilleniyor. Geçmişten gelen sırlar, güç mücadeleleri ve kadim hesaplaşmalar hikâyenin merkezinde yer alıyor. Ama bence kitabın asıl gücü büyük olaylardan çok karakterlerin bu olaylar karşısında nasıl değiştiğini göstermesinde. Özellikle bazı sahnelerde çaresizlik hissi çok yoğun geçiyor. Sürekli yaklaşan bir fırtına hissi var ve kitabın adı da atmosferini çok iyi yansıtıyor aslında.
Saygın Ersin'in anlatımını en başarılı bulduğum noktalardan biri ise Doğu kültürünü ve mistik unsurları fantastik evrene çok doğal bir şekilde yedirebilmesi oldu. Okurken yabancı bir dünyada değil de eski bir destanın içinde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Kullanılan dil yer yer şiirsel ama aynı zamanda sert. Özellikle savaş sahnelerinde tempo çok yükselirken, karakterlerin iç dünyasına geçildiğinde metin daha sakin ama daha ağır bir tona bürünüyor. Bu denge kitabın akıcılığını ciddi anlamda güçlendirmiş.
Birinci kitaba göre daha karanlık, daha yoğun ve duygusal açıdan daha güçlü bir kitap olduğunu düşünüyorum. İlk kitap daha çok hazırlık gibiyken Erbain Fırtınası olayların gerçek ağırlığını hissettiriyor. Yedi Kartal Efsanesi üçlemesi fantastik edebiyat içinde kendi kültürel dokusunu bu kadar güçlü hissettiren seri sayısı çok az olduğu için bence özel bir yerde duruyor..