·176 syf.····Okunma: 11 Haziran 2018 14:11 Ender kitapların sonrasında başka bir kitaba başlamam zaman alır. Biten kitabı yanımda taşıyıp dururum. Etkisinin uzun sürmesi beni kitaba daha da yaklaştırır. Herkes kitaptaki aşktan bahsetmiş fakat kitapta aşk sadece bir nesne olarak kullanışmış. O rezil ortaçağ karanlığının kol gezdiği engizisyon kiliselerinin artıklarıyla, batıl inancın, hurafelerin bir küçük kızın hayatına neler edebileceğini okuyoruz kitapta. Sierva Maria doğduğu gibi zengin ailesi tarafından istenmeyerek evin kölelerinin yanına atılır ve onlar gibi yaşamaya başlar. Onların dillerini, geleneklerini, tarzlarını benimser beyaz insanlardan tamamen farklı olarak büyür 12 yaşına kadar. Küçük kızı bir köpeğin ısırması ile yaygın kuduz hastalığından korkan ve bu duruma üzülen babası evin en güzel odasını (vicdanını temizlemek için) kızına verir, fakat kız oraya ait değildir. Zamanla köleleri gibi asi, yalancı (!) tavırları karşısında ve kuduz olduğu sanılarak doktorların sözünün tersine piskoposun lafıyla manastıra gönderilir. Kuduz hastalığı aksine kızın içine cin girdiği kanısına varan rahibeler hurafe üstüne hurafe ile kızın hayatını heder ederler. Sonrası size kalsın...
Dinin insanlar üzerindeki bu iğrenç etkisi, baskısı, din adamına karşı söylenen bir düşünce ile dinsiz ilan edilme, mahalle baskısını o kadar güzel anlatmış ki Marquez...