Puan vermedi·198 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Haziran 2018 13:49 Yalnızlık Tanrısı J.D. Salinger! Az önce ben uydurdum bu lakabı. Ama yakıştı doğrusu. Şimdi hangi tuşa basıp nereden başlayacağım kafam allak bullak. Kitap akıcı, merak uyandırıcı vs vs.
Kitap Holden Caulfield adında geçiş döneminde bir "ergen"in - çocuk mu desem adam mı desem- yaklaşık 3-4 günlük kendi yaşadıkları olayları anlatması. Bu kadar. Kitap koskoca 3-4 gün.
Sahte insanlardan, insanların sahte tavırlarından, sahte insanların sahte davranışlarından tiksinen birisi H. Caulfield.
Bir çok şeyi sevemeyen, sevdiği şeyleri söylerken bile kafasının içinden hep sevmediği şeyleri geçiren, etrafa çılgınlar gibi kusmak istediği cümleleri ; davranışlarına ve asabi tavrına yansıtan, sosyalleşmeye çalışırken bile aslında kabuğunda bir karakter.
Karakter mi? Gerçi yazarı ve hayatını araştırınca " işte buldum seni H. Caulfield", diyorsunuz.
Kitabı okurken bırakmak istediğim oldu. Sonra ördekleri merek ettim. Daha sonra elimden bırakamadım. Biraz kendimden bir şeyler buldum, merak ettim. Yarını nasıl yaşayacağını düşündüm, merak ettim, bırakamadım ve bitirdim.
Buraya o kadar çok şey yazmak istiyorum ki...
En çok ta kız kardeşi Phoebe ile olan ilişkisini, konuşmalarını , danslarını çok beğendim. Hala içinde ki çocuğu kilit altında tutuyor.
Kafamda soru işaretleri kalmadı değil. Bir sonraki cümleleri okurken hep önceki yaşananlarda başka bir msj olduğunu düşündüm. Tuhaf çıkarımlarda bulundum. Sanki yaşananlar 3-4 günden ibaret değildi.
Sanırım kitap bir noktadan sonra delirmenize neden olabilir :)
(Nicholas Hoult hayranı olarak hep ertelediğim filmi artık izleyebilirim.)